29 Mayıs 2009 Cuma

paul smith'ten yaz için seçtiklerim

sepia photo printed west 70 usd

sepia photo printed west 70 usd

sunglasses printed t-shirt 75 usd

keyhole bandeau top 50 usd

keyhole bandeau top 50 usd

gathered bikini top

contrast swimsuit 95 usd

özellikle t-shirtlere bayıldım!

daha fazlası ve paul smith'in blogu için: www.paulsmith.com

28 Mayıs 2009 Perşembe

onur baştürk de artık blogger!!!


tarzını ve yazılarını beğendiğim, geniş çevresi sayesinde her ortama girdiği için takdir ettiğim, hem gündeme hem de populer kültür haberlere damgasını vuran yorumlarıyla hürriyet kelebek 'te yer alan onur baştürk'ün köşesi, senelerdir favorim. kaliteli yaşam tarzı danışmanlığı yaptığım dönemden beri kendisini daha büyük bir ilgiyle okumaya başladım diyebilirim.

blog dünyasında artık o da var, buyrunuz bu da adresi http://www.onurbasturk.com/

27 Mayıs 2009 Çarşamba

2 shoppers



peeeehhhh... şirket ismi vermeyeyim ama eski işyerimde çalıştığım zaman zarfında en yapmak istediğim şey gardrop detoksu, hediye danışmanlığı, personal shopping, alışveriş ve stil danışmanlığıydı..

bu kızlar, başak dizer fransez ve deniz marşan bunu gerçekleştirmiş, yaptıkları işi ve her ikisini de çok beğeniyorum! birlikte gerçekleştirdikleri 2 shoppers projesi hakkında bilgi için tıklayın bilgilenin imrenin:)

(uzun zamandır kadrajımdalar, ama aşk-ı memnu'ya stil danışmanlığı yapıyor olmaları sayesinde de şimdilerde gündemdeler)

unitim web sitesinde gezinirken bulduğum videoyu da sizlerle paylaşmak benden, yorumlar sizden!

http://www.unitim.com.tr/woman/

videoda tommy hilfiger, g-star, accessories, bebe ve aldo markaları dahilindeki kombinleri fazla uyumlu bulsam da beğendim genel olarak.

fazla trendy detaylar, ve özgün olmayan parçalar tabi. ama unitim markalarına ve konseptine uyacak tarz ve modeller. ve bu markaların sınırları içinde oldukça tatlı ve rahat kombinler. sizce?

help us rewrite the future



geleceği yeniden yazsanız nasıl yazardınız?
şöyle sorayım: karşılığında bvlgari yüzük verecek olsalar geleceği nasıl yazardınız? :)

geleceğe bir mesaj yazmak, bir de bu güzel yüzüğü kazanmak için tıklayın!

olmayacak iki duaya da amin!

24 Mayıs 2009 Pazar

GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ 10 ROMANTİK-KOMEDİ


Bu hafta vizyona giren “Arkadaşımın Aşkı”, senede 50 civarı çekilen romantik-komedilerden sadece bir tanesi. haberturk de, filmin vizyona girmesini fırsat bilerek türün 30 senelik tarihine bir bakış atmış.

1934 yılında sinemaya screwball komedi adıyla giren romantik-komedi, 1977’de çekilen Annie Hall sayesinde sanat dalına ilk adımını attı. O zamandan beri de birçok yazar, yönetmen ve figür üretti. Bunlardan en önemlileri Hugh Grant, Julia Roberts, Meg Ryan, Andie MacDowell, Richard Curtis, Garry Marshall, Kate Hudson, Richard Gere ve Colin Firth idi.

haberturk; “Bridget Jones”, “Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir?”, “Pretty Woman” gibi filmlerin kılpayı dışarıda kaldığı onluk bir liste oluşturmuş.
İşte 30 senenin en iyi tür örnekleri...

1-Amélie (Le Fabuleux Destin d’Amélie Poulain) (2001)

Romantik-komediyi masalsı bir dünyaya kavuşturarak o hayali öğelerini doğru bir yapıya sokan eser olarak dikkat çekti. Film, aslında bir kızın masalsılaştırılan Fransa’daki aşk hikayesine uzanıyordu. Böyle olunca da tesadüflerle ilerleyen bir yapının izini sürüyordu. Yani romantik-komedilerin zaafı olarak görülen ‘tesadüf’ ve ‘kader’le ilintili öğeler, burada avantaja çevriliyordu. Çünkü hayali bir dünyaya sokuluyorlardı.

2-Tootsie (1983)

Sdyney Pollack’ın filmi aslında bir ‘oyunculuk dünyası hicvi’ olarak anılabilir. Zira kariyerinde yükselemeyen bir erkek oyuncunun kadın kılığına girip, bir dizideki yan rolüyle başarıya ulaşmasını konu alıyor. Dizinin başrol oyuncusunu canlandıran Jessica Lange ile Dustin Hoffman’ın o karakteri arasındaki romans da aslında türün ilk ama en kalıcı ikililerinden birini sunuyor. Tabii filmin ‘Şabaniye’nin ana kaynağı olduğunu da ekleyelim.

3-Bugün Aslında Dündü (Groundhog Day) (1993)

Her gün sabah kalktığında ilk yaşadığı günün aynısını yaşayan bir adam, sonunda hayatını değiştirebileceğini anlar. Bunu da o gün içinde yaşanan detayları ve tesadüfleri tersyüz ederek becerebilecektir. Romantik-komedinin kalıplarını tersyüz eden tesadüf kavramıyla ilgili farklı bir film. Fantastik bir komedi olarak da anılabilecek yapıtta, Bill Murray ile Andie MacDowell başrollerde.

4-Harry Sally ile Karşılaşınca (When Harry Met Sally) (1989)

Romantik-komedide sonradan önemli bir figür haline gelen Nora Ephron’un senaryosunu yazdığı yapıt, türün has yönetmenlerinden Rob Reiner’ın da hakimiyetiyle zirve yapmıştır. Özellikle de Meg Ryan-Billy Crystal ikilisinin zıtlaşma ile başlayan ilişkisi dikkat çekicidir. Ephron’un sonradan “Sleepless in Seattle” ve “You’ve Got Mail” gibi filmlerin senarist/yönetmenliği yaptığını da ekleyelim.

5-Tesadüfler (Serendipity) (2001)

Romantik-komedilerde aşağılanır duruma gelen ‘tesadüfler’ ile dalgasını geçen bir tür örneği. Zira tesadüflerin bir araya getirdiği John Cusack-Kate Beckinsale ikilisi, bunun kader mi yoksa sadece bir tesadüf mü olduğunu yoklayıp ayrılıyorlar. Kendilerini ‘tesadüfler bizi birleştirecek mi?’ sorusuna bırakıyorlar. Film ise tesadüf kavramının aktifliğini inceliyor daha çok. Yönetmenlik koltuğunda Peter Chelsom var.

6-Annie Hall (1977)

O zamanların New York’lu bağımsız sinemacısı Woody Allen’ın filmi, romantik-komediyi başlatan eser olarak anılır birçok kaynakta. Bunun da sebebi screwball komedi olarak varlığını sürdüren alt türün kabuğunu değiştirerek yeni bir kalıba sokmasıdır. Buradaki çifti ise Diane Keaton ile Woody Allen canlandırıyor.

7-Aşk Her Yerde (Love Actually) (2003)

Birçok aşk hikayesini iç içe geçiren yapıt, romantik-komediyi çok hikayeli film modelinin içine sokar. Zira birbirinden bağımsız aşk öyküleridir bunlar. Böyle olunca da aşkın farklı boyutları Hugh Grant, Colin Firth, Bill Nighy, Emma Thompson, Keira Knightley ve Liam Neeson’ı buluşturan beş yıldızlık bir oyuncu kadrosuyla verilir. İngiliz romantik-komedi ve komedilerinin arkasındaki yaratıcı beyin Richard Curtis’in ilk yönetmenlik denemesi.

8-Notting Hill (1999)

İngiliz sinemasının romantik-komedi yüzü Hugh Grant ile Amerikan sinemasının romantik-komedi figürü Julia Roberts’ı bir araya getiren o efsane film! Hollywood’un tarihindeki en önemli buluşmalardan biri aynı zamanda! Zaten sıradan bir hayat süren İngiliz ile Hollywood’daki oyunculuk yapan Amerikalının aşkına uzanıyor. Yönetmen Roger Michell’in becerisiyle de zirve yapıyor.

9-Benden Bu Kadar (As Good as it gets) (1997)

James L. Brooks’un film ve yönetmen kategorileri dahil sekiz dalda Oscar adayı olup, bunlardan ikisini kazanan filmi, Jack Nicholson-Helen Hunt ilişkisiyle başarıya ulaşır. Brooks’un “Terms of Endearment”da kanıtladığı ilişki yaratma ustalığı burada bu titizlik hastası adam ile garson kadın arasındaki aşkta ve eşcinsel ikili Cuba Gooding Jr. ile Greg Kinnear’ın elektriğinde aktif hale gelir. Nicholson ile Hunt’ın bu filmle Oscar kazandıklarını da tekrar belirtelim.

10-Dört Nikah Bir Cenaze (Four Wedding and a Funeral) (1993)

İngiliz romantik-komedilerinin önemli yazarı Richard Curtis’in bu ilk denemesi, en iyi film kategorisinde de Oscar adayı olmuştu. İngiliz Hugh Grant ile Amerikalı Andie MacDowell’ın aşkına uzanıyordu. Nikahlar ve cenaze ise sadece ‘eğlenceli mekanlar’dı burada.

notting hill, amelie, groundhoug day, bir erkek 10 günde nasıl kaybedilir, as good as it gets ve when harry met sally, aşk her yerde benim de çok beğendiğim filmler. romantik komedi sevmem derdim eskiden, ama bu filmleri yabana atmayın derim. sabun köpüğü değil, gerçekten de anlamlı filmler. woody allen sempatizanı olarak annie hall'u nasıl izlemedim dedim kendime, en kısa zamanda izlemek lazım.

kaynak: www.haberturk.com

23 Mayıs 2009 Cumartesi

zııııırrrrrrrr!!!!! trend alarmı!!!!!!


nano güneş kremi!

Kremi bir kere sürünce nano tekleoji sayesinde deniz suyundan, terden, güneş ışınlarından hatta havluyla kurulanmanızdan bile etkilenmiyor.
Denemek isteyene Vivatinell’in 125 gramlık Enjoy’u 65 lira.

kaynak: www.hurriyet.com

22 Mayıs 2009 Cuma

hepsini aynı anda takasım var!








hepsi ve daha fazlası için www.urbanoutfitters.com

15 Mayıs 2009 Cuma

düğünden önce bunu yapsam ölür müyüm ki :s :)


detoks:
Detoksun başarılı olabilmesi için:

- Detoksumuz seçilen bir gün öğlenden ertesi gün aynı saate kadar devam edecek. Yani salı günü saat 14.00’te detoksa başlanıyorsa, çarşamba yine 14.00’te bitecek.

- Sıvı detoks yaparsan hiçbir şey çiğnememelisin, sakız bile!

- Tanesiz sebze çorbaları limitsiz! Yağsız, tuzsuz ve ev yapımı olanları tercih edersen çok daha iyi olur.

- Taze sıkılmış sebze suları (salatalık, domates, kereviz) ve taze sıkılmış meyve suları (elma, greyfurt, nar gibi) limitsiz. Portakal suyunu tercih etme.

- 24 saat içinde en az 3 litre su içmelisin.

- Gün içinde istediğin kadar bitki çayı tüketebilirsin. Kahve, siyah çay ve asitli içecekler kesinlikle yasak. - En geç saat 22.00’de uyumalısın. Öncesinde ılık bir duş ya da hafif bir müzik eşliğinde dinlenebilirsin. İstersen televizyon açmadan kitap okuyarak sakin bir akşam geçirebilirsin.

- Ertesi sabah uyandığında 1–2 bardak taze sıkılmış sebze ya da meyve suyu iç.

- Öğlene kadar sebze çorbasından istediğin kadar içebilirsin.

Kahvaltı

2 büyük bardak su ile güne başla.

Sıvı detoks: Bir bardak taze sıkılmış meyve ya da sebze suyu.
Katı detoks: Domates, salatalık, zeytin ya da yeşil zeytin ile hafif bir kahvaltı.

Öğle yemeği

Sıvı detoks: Karışık sebzelerden yapılmış bir sebze çorbası.
Katı detoks: Büyük bir salata. İçine domates, ıspanak, roka koyabilirsin. Üzerine zeytinyağı ve limon ekleyebilirsin.

Akşam yemeği
Akşam yemeğini güneş batmadan önce yemiş olmalısın!

Sıvı detoks: Çorba ya da sebze suyu.
Katı detoks: Salata, zeytinyağlı sebze yemeği ya da ızgara balık.

Ara öğünler
Havuç, salatalık, 1–2 meyve, meyve ya da sebze suyu.

Detoks çorbası

Malzeme:

1 büyük boy kereviz (yapraklarıyla birlikte)
1 büyük boy kırmızı soğan
1 büyük boy patates
150 gr taze zencefil
1 orta boy havuç
3 baş sarmısak
3 yaprak kara lahana
100 gr beyaz lahana
50 gr biberiye (taze)
2 çorba kaşığı kuru nane
2 çorba kaşığı kurutulmuş maydanoz
2 roka kökü
1 çorba kaşığı acı toz biber
3 çorba kaşığı kekik

Hazırlanışı:

Sebzeleri çok iyi yıkadıktan rendele. Patates haricindekileri kabuklarıyla birlikte rendeleyebilirsin. Kereviz yaprağı, kara lahana ve beyaz lahanayı ise ince ince doğra. Hazırlanan malzemeleri orta boy bir tencereye koy ve tencereyi dolduracak şekilde kaynar su ekle. Bir taşım kaynatıp 1 saat beklet. Daha sonra posa haline gelmiş taneleri tencerenin içinden al. Posaların suyunu çorbanın içine ekle. İstersen baharat ve taze limon suyu da ilave edebilirsin.

kaynak: www.hurriyet.com

gwyneth paltrow'un playlist'i


şık, rafine seçimleri, içten anlatım biçimi ve sürekli güncellenmesiyle goop, ilk günden beri takibimde.

gwyneth paltrow, goop'ta bu hafta da neler dinlediğini bizlerle paylaşmış.

Gwyneth's Picks:

"You Only Live Once" – The Strokes
"Time to Pretend" – MGMT
"Let's Go Crazy" – Prince & The Revolution
"Paper Planes (DFA Remix)" – M.I.A.
"Someone Great" – LCD Soundsystem
"Strawberry Swing" – Coldplay
"Mr. Brightside (Jacques Lu Cont's Thin White Duke Mix)" – The Killers
"Keep The Car Running" – Arcade Fire
"Single Ladies" – Beyonce
"Wrong Prayer" – Jaydiohead (Jay-Z & Radiohead) http://jaydiohead.com

sadece giyimde, dekorasyonda değil, müzikte de vintage dokulardan hoşlananların dikkatini çekecek bir liste.

kaynak: www.goop.com

11 Mayıs 2009 Pazartesi

hayatta ebru şallı'yı kıskanacağım aklıma gelmezdi:)



son yıllardaki duruşu, organik ve sağlıklı hayat tarzı, hafif ve lezzetli yemek tarifleri, giyim-makyaj konusundaki bazı zevkli seçimleri nedeniyle beğeniyorum ebru şallı'yı. ama hiç bir zaman bu beğeninin imrenme ve kıskançlık boyutlarına geleceğini tahmin etmezdim. şallı'nın biyolojik yaşını, Dr. Murad'ın reklam yüzü olmasını, hem de nar suyu ile yıkanmış olmasını kıs-ka-nı-yo-rum! :)

''Benjamin Button gibiyim biyolojik yaşım 21

31 yaşındaki Ebru Şallı ,Dr. Murad ürünlerinin katolog çekimleri için gittiği Los Angeles'ta biyolojik yaşını ölçtürdü.

Biyolojik yaşının geçtiğimiz yıl 23 iken , bu yıl 21 çıktığını söyleyen Şallı, kendimi 80'li yaşlarda doğup zamanla gençleşen sinema karakteri Benjamin Button'a benzetti : Benjamin Button gibiyim. Zaman geçtikçe gençleşiyorum. Bu en çok kocamı korkutuyor.

31 yaşındaki Ebru Şallı, Dr. Murad ürünlerinin katalog çekimleri için gittiği Los Angeles’ta biyolojik yaşını ölçtürdü. Biyolojik yaşının geçtiğimiz yıl 23’ken, bu yıl 21 çıktığını söyleyen Şallı, kendini 80’li yaşlarında doğup zamanla gençleşen sinema karakteri Benjamin Button’a benzetti: “Benjamin Button gibiyim. Zaman geçtikçe gençleşiyorum. Bu durum en çok kocamı korkutuyor.”

? Dünyaca ünlü kozmetik markası Dr. Murad’ın yüzü oldunuz. Bu iş size nasıl geldi?

- Dr. Murad, dünyaca ünlü bir dermatolog. Bütün Hollywood’un cilt bakım uzmanı. Zaten Amerika’nın en iyi dermatoloğu seçildi. İran asıllı bir Amerikalı olan Murad’ın kendi adını taşıyan cilt bakım ürünleri var. İnsanlar artık kozmetik ürünlerini pek kullanmıyor, medikal ve organik ürünlere yöneldiler. Dr. Murad’ın ürünleri hem medikal hem de organik. Geçen yıl beni Los Angeles’taki yerlerine davet ettiler. İlk kez orada tanıştım Murad’la. Aramızda müthiş bir enerji oluştu. Ardından kendisi Türkiye’ye geldi, bu kez ben onunla ilgilendim, evimde ağırladım. Ona Türk yemekleri hazırladım. Böyle güzel bir dostluğumuz oldu. Bu ürünü Türkiye’ye getiren firmaya, “Acaba Ebru bizim yüzümüz olur mu?” diye sormuş. Ardından bana teklif geldi.

? Siz bu markanın sadece Türkiye’de değil, dünyadaki yüzüsünüz değil mi?

- Evet, dünya yüzü oldum. Bu Türkiye’de bir ilktir. Benden önce markanın yüzü Salma Hayek’miş. Yani uluslararası bir iş yaptım. Böyle bir teklif almak beni çok şaşırttı açıkçası. Çok mutluyum. Bu işin benim için milliyetçi bir yönü de var. Bir Türk olarak bir markanın dünya yüzü olmak, birçok ülkede yüzümün yayınlanması beni çok heyecanlandırıyor. Gurur veriyor. 22 ülkede, PR yaptıkları her yerde benim resimlerim çıkacak. Bir Türk olarak bundan daha mutluluk verici bir şey olabilir mi?

? Neden sizi tercih etmiş peki, sordunuz mu kendisine?

- Sordum tabii ki... Benim yaşam şeklim, pilates yapmam, beslenme şeklim ve vejetaryen olmam çok ilgisini çekmiş. O da benim gibi birisi çünkü. Çok doğal yaşayan bir insan. Ayrıca bana, “Yüzünün güzelliğini ve enerjisini tartışmak istemiyorum. Çok doğal ve güzelsin. İçindeki enerjin, güzelliğe bakış açın, kitapların, çıkardığın DVD... Senden çok etkilendim, çok özel bir insansın” dedi. O yüzden beni seçmiş. (Gülüyor)

? Bu tür kampanyalarda estetiksiz olmaya, doğallığa çok önem verirler. Ama siz burnunuzdan estetik operasyon geçirdiniz, dudaklarınızda da silikon var...

- Dudaklarımda ve yüzümde hiçbir şey yok. Ne kaşlarıma bir şey yaptırdım ne de başka bir yerimde botoks var. Sadece burun ameliyatı oldum, o kadar. Ben yüzümü çok doğal buluyorum, Murad da çok doğal bulmuş. Yoksa bana böyle bir teklif sunmazlardı. Ben yüzüme çok güveniyorum. Çekimlerde Amerikalılar da yüzümü çok beğendiler.

? Kaç yıllık bir anlaşma bu?

- İki yıllık.

? Ne kadar ücret aldınız?

- Bunu söyleyemem. Ama iyi bir ücret aldım... Tatmin ediciydi.

? Sizinki gibi bir vücuda sahip olan başka kimse yok mu?

- Bu piyasada yok...

? Yeni projeleriniz var mı?

- Yeni DVD’m çıkacak. Yeni bir kitap hazırlıyorum, o da çok yakında piyasada olacak.
31 yaşındayım ve çok uzun zamandır organik besleniyorum, organik kremler, makyaj ürünleri, güzellik ürünleri kullanıyorum. Ve bunların hepsini de kendim evde hazırlıyorum. İşte beni, vücudumu görüyorsunuz... Allah’a şükür çok sağlıklıyım. Sağlıklı bir cildim, tenim var. Bunun sebebi de organik ürünler. Biliyorsunuz dünyada 25 yaşına gelen bir modele yaşlı gözüyle bakılır. Ben 31 yaşındayım ve hiç de yaşlı görünmüyorum. Zaten biyolojik yaşım da 21 çıktı...

? Gerçekten mi?

- Evet... Geçen yıl Los Angeles’a gitmiştim. Orada birtakım testler yapılmıştı ve biyolojik yaşım 23 çıkmıştı. Bu yıl da Dr. Murad’ın kliniğinde kontrollerden geçtim ve bu kez biyolojik yaşım 21 çıktı. Yani bir yılda iki yaş gençleşmişim. 31 yaşındayım ama 10 yaş genç görünüyorum.

? Benjamin Button gibisiniz...

- (Gülüyor) Evet... Bir yılda iki yaş gençleşmek ne demek? Bunun nedeni sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenmek ve mutlu olmak... Pozitif olursanız, evren size o şekilde geri döner.

? Eşiniz Harun Tan da sizin gibi yaşıyor değil mi?

- Evet o da spora, doğal ve doğru beslenmeye, bakıma meraklıdır.

? Hâlâ evde onun için maskeler yapıyor musunuz?

- Tabii yapıyorum...

? Harun Bey’in biyolojik yaşı kaç?

- Baktırmadık. Ama Amerika’ya gidip ölçtüreceğiz. Zaten kendisi benim biyolojik yaşımı duyunca, “yandım ben” dedi. Ama bana göre kendisinin de biyolojik yaşı genç. Çünkü mutlu.

? Peki Harun Bey’in yüzünde botoks var mı?

- Hayır, yok... Ayrıca ben erkeğe bu tarz şeyleri yakıştırmıyorum. Asla da onun böyle bir şey yapmasına izin vermem. Harun temizdir, bakımlıdır, kremlerini kullanır, pilates yapar, tenis oynar ve sağlıklı beslenir, bu kadar...

AMERİKA’DA NAR SUYU İLE YIKANDIM

? Amerika’daki çekimler nasıl geçti?

- Bir hafta Los Angeles’ta kaldım. Çekimler dört gün sürdü. Çok iyi bir fotoğrafçı ve çok profesyonel bir ekiple çalıştım. Beni inanılmaz güzel ağırladılar. Çekimlerden bir gün önce Murad’ın kliniğinde beni bakıma ve dinlenmeye aldılar. Medikal SPA’da sekiz saat özel bakımlara tabi tutuldum.

? Sekiz saat mi? Ne yaptılar size sekiz saat?

- Nar suyu ile yıkandım. El, ayak bakımı yapıldı, özel masajlar uygulandı, özel cilt
bakımları yapıldı. Detoks programı uygulandı, özel çaylar içtim, saç bakımım bile yapıldı... İnanılmaz bir sekiz saat geçirdim.

? Nar suyu ile mi yıkandınız?

- Evet... Dünyada narı ön plana çıkaran ilk kişi Murad’dır. Narla ilgili çok güzel ürünleri var. Onun ürünlerini ilk kullananlardan biriyim. Nar suyu, çok ciddi bir antioksidandır.''

kaynak: www.hurriyet.com