10 Ekim 2010 Pazar

Kürke Hayır!


daha önce twitter'ımdan bana ulaşan Kürke Hayır Platformu Üyesi Ezgi Aktaş, gönderdiği e-postalar ile konu hakkında duyarlılığını paylaşmıştı. Platformdan gelen son e-postayı paylaşmak istiyorum. bi de tabii nezdinizde kendisine ve konu ile ilgili sizlerin hassasiyetine teşekkür ediyorum.


‘Gözünüzle Görmek İstemeyeceğiniz Vahşeti Üzerinize Giysi Diye Geçirmeyin’


Ünlülerin ve Markaların Stil Danışmanları Başak Dizer Fransez ve Deniz Marşan’dan Kürke Hayır Platformu’na Tam Destek!

Kürke Hayır Platformu, 2010-2011 yılı sezonunda yükselişe geçeceği belirtilen kürk modası ile ilgili tüm gerçekleri kamuoyuna duyurmak için harekete geçti. 2003 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Platform, kürk konusunu çeşitli boyutlarıyla ele alacak ve Türkiye'de kürk kullanmayan markaları içerecek bir kitapçığın hazırlığı içinde.

Kürk karşıtı ünlülerin ve de görüşlerine yer verilecek kitapçık, kansız alışveriş yapmanın tüyolarını verecek olması bakımından Türkiye’de bir ilk olma niteliği taşıyor.

Kürke Hayır Platformu, çalışmalarını başlattığı yeni projesinde ünlü stil danışmanları Deniz Marşan ve Başak Dizer Fransez’in desteğini de aldı. Türkiye’nin ilk kansız alışveriş rehberinin içeriğinin oluşturulmasına ve kürk karşıtı mücadelenin moda sektörü içinden de destek kazanmasına katkıda bulunacak bu işbirliği sonucunda ortaya çıkacak kitapçığın büyük ilgi göreceği tahmin ediliyor.

Başak Dizer Fransez, para kazandığını göstermek veya havalı gözükmek namına bu vahşete ortak olumaması gerektiğine değinerek, hala kürkü bir KUMAŞ sananların olabileceğine dikkat çekiyor. Kürkün cansız bir dokuma değil, ölü bir hayvandan arta kalan bir şey olduğunu vurgulayan Fransez, kürk vahşeti çeşitli video ve fotoğraflarla kanıtlanmışken kimsenin kürk giymek istemeyeceğini savunuyor.

Fransez; yalancı ve suni kürk materyallerin bile bu modayı özendirdiğini savunduğunu düşüyor ve ekliyor; ‘Can çekişen yavru bir hayvanın güzel tüylerini giymeye kimse kıyamaz. Siz insansınız. Havalı gözükmek namına bu vahşete ortak olamazsınız.’

Deniz Marşan ise, kürkü bir zenginlik göstergesi olarak görmeye devam edenler olduğunun altını çiziyor. Gerçek kürkün alaturkalık ve barbarlık göstergesi olduğu kanaatinde.
İlle kullanılacaksa suni kürk tercih edilmesini savunan Marşan, ekliyor; ‘Gözünüzle görmeye dayanamayacağınız bir görüntüyü üzerinize giyerek yasatmayın.’

Kürke Hayır Platformu, hayata geçirmeye hazırlandığı bu proje için kürk kullanmayan ve asla kullanmayacak markaların ve tasarımcıların desteğini bekliyor.

Kürke Hayır Platformu
http://www.kurkehayir.gen.tr

2 Ekim 2010 Cumartesi

retroyum retrosun retroyuz



Revamp Productions, 'klasik otomobillere ve onları kullanan muhteşem kadınlara ithaf ettik' dedikleri çantalarla kalbimi fethetti!



El yapımı fantastik çantalar, 50'li yılların Amerikan arabalarını moda dünyasına taşımış. Rockabilly akımından etkilenen çantaların çok benzerini inanmazsınız ama seneler önce Quisksilver yapmıştı.

Mad Men etkisinin giyim, sanat, tasarım ve yaşam tarzımıza fazlaca yansıdığı bu sezonda bu retro etkisi kaçınılmaz. Markanın diğer Pin-Up cicileri için tıktık!

20 Eylül 2010 Pazartesi

The Men and Women of Allah






değişirken hibridleşmek.
yabancılaşmak.
yalnızlaşmak.
soyutla(n)mak.
uyumak.
uyanmak.
yok olmak.
yok say(ıl)mak.

arada kalmışlık duygusu.
tekinsizlik.
siyahın belirsizliği.




erkan çoruh, artık Atelier 55'te tasarımlarına rastlayabileceğimiz bir diğer Türk Modacı Ümit Benan Şahin'in 'Köy Kahvesi' koleksiyonu gibi; kültürel kodlarımıza ve farklılaşırken nasıl aynılaştığımıza dair harika bir kompozisyon sunmuş.

Hayat, 'yerini seç!' diyip dururken, sağı-solu dayatırken, sen de arada kaldıysan eğer, bu koleksiyonu seveceksin.




Milano'da yaşayan Erkan Çoruh, Vogue Italia'nın 'Who Is Next' ödülünü bu sene kucakladı, The Men and Women of Allah koleksiyonu ve daha fazlası için buraya bakabilirsiniz.

şamanizm, kurban verme, tapınma, sevme, aşk..
hepsinin alt başlıkları var bu koleksiyonda.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Porselen Polo!




Lacoste'un bu seneki Holiday Collector serisi yine çok eğlenceli.













Çinli sanatçı Li Xiaofeng, koleksiyon için iki polo gömlek tasarladı. Kanji dönemine ait lotus çiçeği desenleri ve çocuk imgeleri ile süslenen porselen parçalarını birleştirerek yapılan polo gömlekler, boyama, fırınlama, parçalama, şekillendirme, cilalama ve birleştirme işlemlerinden geçtiği için sanatçının tam üç ayını almış.



Eserin porselen versiyonu, Musée des Arts et Métiers'de tanıtıldı. 'Giyilebilir Sanat' modundaki, gömleğe dönüşmüş hali ise Li Xiaofeng tarafından Lacoste mühürüyle damgalanmış ipek keselerde satışa sunulacak, hem de kadın ve erkek için toplam 20.000 adet olmak üzere!


Not: Çin yönetimi, eski çağlara ait her türlü eserin, hatta kırık porselen parçalarının bile ülke dışına çıkarılmasını yasakladığı için Li Xiaofeng tüm kullandığı malzemeleri yeni porselenlerden temin etmiş.

17 Ağustos 2010 Salı

sinirliyim!


görsel


Lamine ve Ahşaptan yapılmış olan bu elbise ilk bakışta ne kadar farklı geldi gözüne, değil mi? Modaya, giyime, kadın olma haline, hatta hayata dair bugüne dek tüm bildiklerini sorgulatır cinsten.

Peki Hüseyin Çağlayan'ın tüm dünyada, Endüstriyel Tasarım ve Moda otoritelerinde büyük yankı uyandıran bu masa etek-elbisesine benzemiyor mu?



Grace Johnston. Kim bilir kimlerce alkışlanıyorsun, kimler ne paralar ödüyor tasarımlarına!

12 Ağustos 2010 Perşembe

BowWow!


vogue uk

Moschino for Kartell BowWow Shoes: 85 Euro

Sıla'mla iç geçirdiğimiz, dekorasyon markası Kartell, fiyonklarla minimalist tasarımını şirinleştirmeye karar vermiş.
Ve Moschino romantizmiyle birlikte ortaya bu yumuşak, rengarenk, kullanışlı plastik babetler çıkmış.

İki İtalyan tasarım devi, bana sorarsanız geç bile kalmış! Bu cicilere bayıldım, şayet Ocak ayına kadar beklemek gerek.

10 Ağustos 2010 Salı

ben bu sene eylül'de


net-a-porter

modaseverler! siz siz olun, mevsim geçişlerini hafife almayın. ama yükte hafif pahada hafif olanlarını bulun:)

ben bunları giyicem, evet.



28 Temmuz 2010 Çarşamba

muhtelif ürüne aşk


Tom Ford Tanning Goggles
2008
$475

Önce tasarımcına laf ettiler,
Sonra fiyatına güldüler!

Ama ben..

Fonksiyonelliğindeki ironiye
'Bronzlaşmak out!' diyenlere
Çıktığın günden beri eleştirenlere inat
İstiyorum, istiyorum seni!

Güneşte yanmış tenim,
Kısılan çinli gözlerim,
Ivory rengine kurban kalbimle..
Bekleyeceğim seni!

27 Temmuz 2010 Salı

Mia-Posta'da Haftanın Blogu Ses-Seda



Yazarı olmaktan ne kadar mutlu olduğumu her fırsatta dile getirdiğim Mia-Posta, günümüzün iletişim dili olan sosyal medyanın da kalbini fethetti ve blogları radarına aldı!

Artık, her hafta Mia-Posta'da bir blog, Haftanın Blogu olarak yer alıyor.

Bilin bakalım bu hafta, Haftanın Blogu köşesinde hangi blog var?!
Ses-Seda!

Sürprizlerle ve yeniliklerle dolu Mia-Posta'ya kocaman teşekkür ediyorum:)
Tüm Mia ekibine öpücükler!

20 Temmuz 2010 Salı

Fashion is not simply a matter of clothes.


bu hermés terry cloth-covered beach mat, sadece burada!
kaynak:ses-seda.blogspot.com!
twitter'dan okuduysanız, 10 gün kadar yurtdışındaydım geçtiğimiz ay. vogue'suz bir uçak yolculuğu mümkün olamayacağı için, hemen bir vogue india edindim. bu havalı şeyi de bizzat kendim, sizler için elciklerimle scan'ledim!

başlığa dönecek olursak; benim manifestom da coco chanel'inki kadar sosyolojik!

coco chanel ne demiş; 'Fashion is not simply a matter of clothes. Fashion is in the air, born upon the wind. One intuits it. It is in the sky and on the road.'

markaların etiket değil bir yaşam tarzı sunduğu, ürünlerin fonksiyonellikle birlikte mesaj da verdiği, sadece üst-başa bakmayan bir şeydir stil.


hermés-leica camera
görsel:de51gn.com

ve işte, hermés turuncu rengi bize zorla da olsa sevdirirken, bunu düşündürüyor.