10 Ocak 2011 Pazartesi

zııııırrrrrrrr!!!!! trend alarmı!!!!!! örgü-topuz!



2011'e girdiğimiz şu günlerde sıkça rastlar olduğumuz, sezonun tepede topuz trendini kişiselleştirmek isteyenlere!

tarif için gerekli malzeme:
en boyasızından platinli - doreli ve spontane taranmış bir saç



minik klipsler
ve biraz da yetenek!

sırasıyla inceleyecek olursak:

















sonuç:






















fashionising

7 Ocak 2011 Cuma

bu havada anca bu kadar olur bebeğim..

3 Ocak 2011 Pazartesi

make sure with Pantone Capsure!


Trend Raporları ve Renk Analizleri ile kitleleri peşinden sürükleyen, hem tüketiciye hem de üreticiye ilham verici bir kaynak olan Pantone, artık bizim içimizdeki renkleri de ortaya çıkarıyor!

Al eline Capsure'u, bas düğmesine, renkleri ölç, biç, isim ver, cisim ver, anlam yükle.. Çok sevdim!

30 Aralık 2010 Perşembe

aralık sonu - ocak başı. ocakbaşı deme acıkıyorum..

yeni yılda bunları istiyorum.

şaka şaka.. bunlar araç. ben amacın peşindeyim.
amaç: mutluluk, ürekenlik, bereket, sevgi, sağlık, sevdiklerim ve başarı.
bu çul çaput sadece araç, kendini ifade etmende seçtiğin yollardan sadece biri.

kıyafetlerinizle, kombinlerinizle dikkat çekmenizi elbette dilerim; ama bunların arkasındaki insan ile, öz ile, jest ve mimiklerle, stil ve tarz ile, düşüncelerinizin yansıması ile kendinizi ifade edebileceğiniz güzel bir yıl diliyorum hepinize..



NOT: başlık, sıla'mla yazışırken ocakbaşı dememle aldığım muzur cevaptan esinlenmedir:)

29 Aralık 2010 Çarşamba

beyaz kutu açıldı!!!



Özel Alışveriş Sitesi beyazkutu.com, sadece marka portföyü ile değil, Pop-Up mağazasıyla da trendy bir alışveriş durağı olduğunu gösterdi.
İşte Kanyon Alışveriş Merkezi'nde harika bir Pop-Up mağaza!

indirim karmaşasını eziyetten keyfe çeviren bu fikir için söylenecek söz pek fazla yok. gidin, deneyin, alın!

NOT: beyazkutu.com'a referansımla üye olmak için mail adresinizi yorum olarak bırakmanız yeterli.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Dolce & Gabbana'yı peşinden koşturan iki İzmirli kız!


İzmirli moda severler olarak hep deriz, 'Varsın bir Topshop'ımız bile olmasın. Biz yine de bulur, giyer, yakıştırırız' diye.Ve ilginçtir ki, meşhur güzelliğimizin yanına bir sıfat daha yakışır oldu son yıllarda, İzmirli kızlar stil sahibi, cesur ve kendine neyin yakıştığını bilen kızlar. İşte kanıtı.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü mezunu iki arkadaş Merve Eron ve Gizem Alanköy, açtıkları EronAlanköy Butik ve kendi yarattıkları özel kumaşla İtalyan modaevi D&G'nın ilgisini çekti.



Yeni Zelanda yününden elde ettikleri kumaş, tamamen doğal ve bizim kültürel değerlerimizden yola çıkılarak geliştirilmiş. Modaya yeni bir soluk getirebilecek, insanları alışılagelmiş tasarımlardan uzaklaştırarak kendilerini her daim özel hissettirebilecek, yapımı da başlı başına tasarım gerektiren bir kumaş.

İki deneysel kafadar, mikronunun daha ince olmasından dolayı tercih ettikleri bu Yeni Zelanda yününü, elde dokunmuş ham ketenler ve danteller ile kombinleyip her daim giyilebilir tasarımlar gerçekleştirmiş. 'Tasarımlarımızı sabit renklerden uzak tutarak çeşitlik sağladık' diyen Merve ve Gizem, 'Feni' adını verdikleri kumaşın organik ve termal özelliğinin yanı sıra oldukça da hafif olduğunu belirtiyor.



Bu arada 'Feni' ismi de manidar, Merve ve Gizem her daim kendilerine destek olan annelerinin adlarından türettikleri 'Feni'ye gelen ilgiden oldukça memnun. Tasarımları ve bu özel kumaşı, D&G'dan önce EronAlanköy Butik'te inceleyebilirsiniz.

Farkı farketmek değil, farkı yaratmak isteyen kadınların beğenisine sunulan ürünler, Konak'ta Pirinç Center'da. Mutlaka göz atın!

Eron Alanköy Haute Couture & Boutique
Pirinç Center Alışveriş Merkezi
Konak
05058999766
05347274836
www.eronalankoy.com

Türkiye'nin İlk Online Alternatif Kültür Dergisi Reset!'teki yazımı buradan okuyabilirsiniz.

8 Aralık 2010 Çarşamba

güzel haberler silsilesi

Güne güzel başladık.
Nasıl mı?



Önce DICE KAYEK’in tasarımcılarından Ece Ege, Avrupa - Akdeniz ilişkilerini destekleyen ve teşvik eden Fransız kuruluşu France - Euro - Mediteranee tarafından “Başarılı Kadın Ödülü”ne layık görüldüğü haberini aldık.



Sonra bir diğer uluslararası Ece'miz olan Ece Sükan'ın, style.com'da yer aldığını duyduk ve mutlu olduk.

devam:
Oryantal çizgisi ile tüm dünyayı fetheden takı tasarımcısı Sevan Bıçakçı'nın markası Sevan'ı ise, bu sefer Barney's E-Bülteninde görüp heyecanlanma anı.
Dikkat! E-Bülten diyorum.. Sadece bir ürünü / markayı öne çıkaran, tek bir ürün gamını lanse eden bir PR. Barney's'te yer almak kadar Barney's'in Reklam ve PR çalışmasında, sunduğu yaşam tarzına dair bir Türk markanın önayak olması çok önemli.



Ve son olarak, tasarımcı Gül Gürdamar'ın ünü ülke sınırlarını aşan örgü ve trikolarından bir güzide parçayı, son günlerde kestirdiği saçlarıyla beğeni toplayan Emma Watson'da gördük.
Blender'da Eternal Child ürünlerine yer veren Beymen de heyecanlanmış ki hemen mail yollamış!
Eternal Child'ı seviyoruz, hele bu sezon bayılıyoruz. Malum örgü yılı.

3 Aralık 2010 Cuma

Bir Masala Davetlisiniz.

Bakım, Makyaj ve Kozmetik denince akla ilk gelen isim M.A.C., Yılbaşı için yine çok özel bir koleksiyon hazırladı.

Koleksiyonun ana teması, bu sene tekrar parlayan 'mainstream trend'lerden TARTAN.



M.A.C., bizi A Tartan Tale adını verdiği masala davet ediyor.

8 Aralık akşamı Garajistanbul'da vuku bulacak olan partide Punk'ın Asi Ruhu ile Kraliyet Asaletinin çarpışmasına tanık olmak istiyorsanız;
Davetiyeniz de varsa,
LDV'nizi de yaptıysanız,
kaçırmayın!


Bu arada, faydalı bir bilgi daha:



Özel Tartan çantasındaki Viva Glam ruj setinin ve Tartan desenli ayıların tüm geliri bu yılbaşında M.A.C. Aids Fonu aracılıgı ile ülkemizdeki AIDS/HIV pozitif yaşayan insanları desteklemek için kullanılacak.

28 Kasım 2010 Pazar

Artık Kısa Cümleler Kuruyoruz

Capacity Alışveriş Merkezi mağaza ve marka portföyü ile dikkat çektiği kadar, iki ayda bir yayınlanan dergisi ile de ziyaretçilerini mest ediyor. Öyle ki, bu dergiye özel olarak abonelik sistemi ile kavuşan, 'dedicated' üyeleri bile var!

Sevgili Özlem Apaydın, on parmağında on bin marifet insan bana bu dergi için konuk yazarlık teklifinde bulunduğunda çok sevinmem o yüzdendir:)
Özlem'i tanımak için yazıyor olduğu chics on speed, listografi ve müzik defteri sayfalarını çoktan incelediğinizi hatta üyesi olduğunuzu umuyorum!

Yazımda, 2010 güz sezonundan beri kafaları kurcalayan tek renk ve ton-sur-ton trendini kaleme aldım. Bu stilin neden'i ve nasıl'ı için buradan buyrun:

Bu sezon, sezonluk değil zamansız bir trend bizi karşılıyor. Yapmanız gereken tek şey, içinizdeki kadının rengini seçmek. Bir tuval gibi bu rengi gölgeleyin, tonlayın, yumuşatın ya da ortaya çıkarın. Çünkü tüm yaratıcılık detaylarda gizli.



Söz konusu moda ve tasarımsa, belli bir kurala veya otoriteye bağlı
kalmak pek tabi kocaman bir yanlış.
Stil danışmanları, o çok sevdiğimiz modaevleri, bizleri bir yandan
özgürleştirirken bir yandan da tutsak ediyorlar adeta.

Ama bazı kurallar var ki, başucu öğretisi olabilecek cinsten.

Diğer yandan global ekonomik kriz dolaplarımıza girdi gireli, moral
bulmak için renkler
le dolduk taştık adeta. Yetmedi insan vücudunun
boyutlarıyla, kıvrım ve sınırlarıyla oynadık
, drapelerde, karpuz
kollarda kendimizi bulduk. Savaşçı asker olduk, savaşma seviş diyen
çiçek çocuk olduk
, dantelli ekrulara, fırfırlı pudralara bandık
çıktık.

'Şimdi, sakinleşme zamanı' diye fısıldıyor moda dünyası.



Ton-sur-ton, sadece saçlardaki renk ve gölge geçişlerinden ve sade
makyajdan ibaret değil, başlı başına bir yaşam tarzı.
Özgür kalıpları tek renge sığdırmayı başaran Donna Karan, grilerin en
havalısı Calvin Klein ve minimalizmin yaratıcısı dediğimiz Jil Sander,
bu tek renk giyim ve ton-sur-ton trendine şüphesiz dünden razı.
Peki ya Milano'nun renkli Prada'sına, kaleidoskopik Emilio Pucci'ye,
ihtişam kraliçesi Chanel'e neler oluyor?


Evet, her yerde bir düzlük, pürüzsüzlük hakim.
Artık kısa cümleler kurma vakti.

İşte bu işin neden'i ve nasıl'ı:

Vücut tipinize, iş ve yaşam koşullarınıza uygun, kendinizi içinde
rahat hissettiğiniz kalıpları deneyin.



Kolay kırışmayan dokuda bir ürün bulduysanız, birkaç renginden edinin.


Ton-sur-ton giydiğinizde, topuklu ayakkabı giymeseniz bile daha uzun,
daha fit ve daha ince görüneceksiniz. Çünkü bedeniniz ve ölçüleriniz
bölünmemiş şekilde, bir bütün olarak duracaktır. Korselerle,
topuklularla işkenceye son!

Ton-sur-ton, sadelik, temizlik ve göz yormayan bir şıklık vaat eder.
Gün boyu ihtiyacınız olan da bu değil mi? Kısacası, günün her saatinde
ve her ortama uyum sağlarsınız.

Önce ofis, sonra açılış, sonra da iş yemeği ve sinema mı? Yanınıza
aldığınız kırmızı bir rujla veya leoparlı bir çift eldivenle, tek renk
kostümünüzü gün içinde güncelleyip kolayca renklendirebilirsiniz. Tek
renk giyinmediğinizde bu rötuşlar bu kadar kolay olmayacaktır.

Tek renk mi? İşte size bu senenin bir başka trendine uymak için harika
bir bahane. Gidin ve karamel rengi veya devetüyü tonlarında bir palto
alın. Siyah ve tramlarını giydiğinizde, beyaz ve ekru ile yaptığınız
kombinlerde veya karamel-taba geçişlerde harika bir tamamlayıcı.

Tek renk giyindiğinizde, baskı ve dokularla oynamanız daha keyifli olacaktır.
Kobalt mavisi renkte süet bir motorcu ceketi ile koyu mavi bir deri
pantolon. Veya kırmızı, kaşmir bir midi etekle bordo renkte kadife bir
blazer. Deneyin.



Moda ve tasarıma dair katı kuralların yıkıldığı bir dönemdeyiz.
Siyah ve lacivertin birarada giyilmeyeceği kuralı yıkıldı. Tıpkı
kırmızı ve fuşya gibi.
Tek renk veya ton-sur-ton giyinmek için daha iyi bir dönem olamaz.

Birbirine yakın renk veya tek ton giyinmek; makyajınızda, ojenizde,
saç renginizde, takılarınızda sizi fazlasıyla özgür ve deneysel kılar.
Simsiyah bir kombin, gelişigüzel topuz yapılmış saçlar ve haki
tonlarında bir far içinizdeki cool, sportif ve maskülen kadının altını
çizecektir. Simsiyah bir kombini Fransız manikürlü eller, bordo bir
ruj ve fönlü saçlarla buluşturduğunuzda ise siyahı yumuşatmış,
içinizdeki feminen tarafı ortaya çıkarmış olursunuz.



Ton-sur-ton veya tek renk giyindiğinizde, kıyafetiniz değil, siz konuşursunuz.
Tüm bu sadelik içinde dikkat çeken vücut hatlarınıza, kıvrımlarınıza,
duruşunuza, yürüyüşünüze, hatta parfümünüze bile daha çok yer açtınız.
Kıyafetinizin sizden rol çalmasını önlemek işte bu kadar basit.

Kışın puslu, gri havasına değilse de gizemli yanına uyum sağlayın.
Bırakın, satır aralarını başkaları doldursun.

NOT: Yazıyı hatta derginin 2010 Kasım Aralık sayısını PDF formatında buradan görüntüleyebilirsiniz.

25 Kasım 2010 Perşembe

yüzüklerin hanımefendisi



daha önce MiaPosta'da da bahsettiğim ve büyük ilgi gören butik The Sky, muhteşem ürünlerle 2011 kış sezonuna girdi.

Sen de yana yakıla şu 'two finger ring' denen ikili yüzüklerden arayan iflah olmaz bir aksesuar-seversen, istihkamet The Sky, yani Nişantaşı'ndaki meşhur Akkavak Sokak!