23 Şubat 2010 Salı

Voguette



Yılın en sansasyonel gelişmelerinden biri olan Vogue Türkiye'nin ilk sayısı, malumunuz Mart ayında görücüye çıkıyor. Dergi, farkını daha yayınlanmadan bile ortaya koymayı başardı.

Vogue Türkiye'nin ilk sayısından 1000 adet dergi, özel olarak numaralandırıldı. Numaralı baskılar, tüm dergiler bayilere ulaşmadan önce, sadece koleksiyonerler için, tek bir yerden satışa sunulacak.

24 Şubat Çarşamba 13:00 başlayacak olan ve Şubat ayı sonuna kadar devam edecek olan bu lansmandan Serap sayesinde haberdar oldum. Hatta, sevgili Serap benim için de bir adet numaralı sayı kapacak!



İstinye Park markalar caddesinde yer alan standtta, ayrıca VOGUE ekibi ve heyecanlı VOGUEette'ler yarın 13:00-15:00 arası biraraya geliyor.

Benden söylemesi:)

Kaynak: Vogue Basın Bülteni

18 Şubat 2010 Perşembe

mor bir hikaye

ne yalan söyleyeyim, ilk tanıdığımda o kadar ısınmadığım bir markaydı.
belki zirkona karşı görsel bir alerjim olması sebebiyle, biraz da subjektif yaklaşmış olabilirim:)

ama artık web sitesi ve ürün çeşitliliği ile, en çok da PR çalışmalarındaki hassasiyetleri ile Mor Takı'nın son derece profesyonel olduğunu görüyorum. basında, bloglarda adeta bir word of mouth (kulaktan kulağa reklam) örneği oluşturdular. ama benim asıl noktam şu: marka tanınırlıkları arttıkça şımarmadılar, aksine başarıyı resmen karşıladılar ellerini açıp! ilk günden beri artan bir ivme ile tasarımlarının kalitesinin, farkının farkedildiğini düşünüyorum.

bakar mısınız şu yüzüklerin güzelliğine?

işte mor takıların gizemli, hayalperest dünyasından oluşturduğum 'benim hikayem'















EDIT: kişiye özel koleksiyon tasarlama adımı atarak gönülleri bir kez daha fetheden Mortakı'nın son şahanesi:

12 Şubat 2010 Cuma

sence saat kaç?



Yunanca'da hem 'saat' hem de 'bak!' anlamına gelen ora, tasarımcı Alexandros Stasinopoulos'un yaratıcı ellerinde sıra dışı bir saat konseptine adını veriyor.

mekanik saatlerin, tasarım ve teknolojinin ulaşabileceği noktaları gözler önüne sermek için uygun birer araç olduğu düşüncesinden yola çıkan Stasinopoulos, klasik kadran düzenini yerle bir eden bir saat tasarladı. Ora, birbiri üzerine oturarak saati, dakikayı ve günü gösteren, mezuraya benzer 3 ayrı bantı, yıldız şeklinde bir çerçevenin içine yerleştirmiş. geçtiğimiz yıllarda, tasrımlarıyla Red Dot ve iF gibi prestijli tasarım ödüllerine layık görülen Stasinopoulos'un zamana yeni bir boyut kazandıran saati için tıktık.

andmag

4 Şubat 2010 Perşembe

İki Küçük Kol Düğmesi



zevkine, yaşam tarzına yönelik.
Kişiliğine, ruhuna hitap eden.
Ölçülerine ve kıvrımlarına uygun.
Sipariş üzerine.

Suaré
, kol düğmeleri ile başlayan maskülen çizgisini kadınsı taleplerle tamamlamış yerli bir marka. Tasarımları da yarı maskülen, yarı feminen.
Tek omzu erotizme vurgu yaparcasına çıplak bırakan, düğmeleri yanda iliklenen beyaz bir gömlek düşünün.
Ya da bir çift cam kol düğmesi; cam gibi, kadın gibi, berrak ve kırılgan.

Suaré - Gömlek ve Kol Düğmesi

Tasarımcı Tuğba Kuvvetli, bir gün beyaz renkle ilgili güçlü obsesyonunu artıya çevirdiğini fark ediyor ve o gün bu gündür beyaz üzerinde, adeta tuval gibi, her renge yer verme özgürlüğünü deneyimliyor. "Tüm tasarımlarımız, mağazanın tasarımı, konsept beyaz renge dayanıyor. Erkek, kadın gömleklerimizin dışında özenle seçtiğimiz kumaşlardan oluşturduğumuz plaj elbiseleri koleksiyonumuz bulunuyor'' diyen tasarımcının hayal dünyasına girmek için sipariş adresi:

Suaré Kol Düğmeleri
(0312) 491 02 16
(0533) 924 00 97
www.suaresuare.com
info@suare.com

Beni bu şık isimle tanıştıran Sıla'ma kocaman sevgiler!
buradan kendisinin Suaré yazısına ulaşabilirsiniz.

Not: Bu yazım 01.02.2010 tarihinde 'Bir Gömlek ve Kol Düğmeleri' başlığı ile mia-posta'da yayınlanmıştır.

3 Şubat 2010 Çarşamba

'secret'


konu burberry olunca bende akan sular durur, twitter'da değil, blogta bahsedilir, sinerji yaratılır. buna bir nevi grup terapisi de diyebiliriz. secret ya da olumlama, kodlama gibi isimlendirebiliriz. şu bir gerçek, şu an benim için ism değil cisim önemli. alın bakalım.. sevin, okşayın, hayaller kurun:)

29 Ocak 2010 Cuma

DIY JEANS!



Do It Yourself (Kendin Yap) akımının sadece tekstil değil, genel olarak moda, sanat, (endüstriyel) tasarım gibi üretim odaklı süreçlere ivme kazandırdığı kesin. artık herkes ve her şey unique, yani eşsiz ve biricik olmaktan oldukça keyif alıyor. kısacası, neredeyse farklı bir yaşam tarzı diyebiliriz bunun için.

ama bazı şeyler var ki onları ne olursa olsun kişiselleştiremiyor gibi hissedebiliyoruz. dikişlenmiş, zımbalanmış, düğmelenmiş, bordürlenmiş, kalıplara sığdırılmış insanlar oluyoruz mesela bazen. insan vücudunu referans alan ama bacaklarımıza oturmayan jeanler giyiyoruz mesela!

ben şahsen, kıvrımlarımı sevsem de, her daim beli bol gelen jeanleri alıp alıp belini daraltmaktan sıkıldım:) ya da kimileri vardır, onlar da kalın belli ama ince bacaklı, nam-ı diğer elma tip vücut, bellerinden etleri fışkırır, ama üst bacak kısmı boldur.. zarif görünmek isteyeniniz, olmadı eforsuz şık görünmek isteyeniniz, o da olmadı işe giderken giyebileceğim jean olsa rahat, ama gece için ani bir plan olursa hemen adapte olabileyim diyenler; buraya!

evet, düğmesine, cebine bile sen karar veriyorsun!
evet, dünyanın her yerine gönderim yapıyor!
evet, daha fit, daha fit!
hayır, sadece kadınlar için değil!
ve evet, tuzlu ama değer:)

jean'inizin modelini seçiyorsunuz:


sonra kendinizi akıntıya bırakın! sayfa sayfa ilerledikçe, duble paça mı istiyorsunuz, arka cebi nasıl olsun istiyorsunuz, hepsi parmaklarınızın ucunda. inch-santimetre gibi terimler konusunda dikkatli olun yeter. sitenin, iade ve değişiklik için de koşullarını okudunuz mu, bitti:) Haute Couture köpeğiniz olsun!

18 Ocak 2010 Pazartesi

First Spring





Yarattığı filmlerin sağlam örülmüş senaryoları ve imgelerin senaryoya uygun, en mükemmel şekilde sunumlarıyla saygınlık kazanmış bir sanatçı. Filmleri – bazen belgesel, bazen dramatik tonda – şaşırtan hızda değişken senaryo ve karakterleriyle çağdaş Çin sanatından ve toplumundan da parçalar resmediyor. Çağdaş Çin sanatından aldığı ilhamı, kısacık filmlere sığdıran Pekin doğumlu yönetmen Yang Fudong'tan bahsediyorum. Sanatçı, bu kez Prada Erkek Koleksiyonu kampanyası için kolları sıvadı. First Spring adındaki kısa film, Prada.com ve NYTimes'da gösterimde.


35 mm'lik bi film için spring (bahar) kadar anlamlı bir isim düşünülemezdi..


görseller:
models.com
yönetmen hakkında:
iksv

17 Ocak 2010 Pazar

zaten hep yeşildi fındık dalları!

önce gray is the new black kavramı hayatımıza girdi ve bizi yumuşattı.
sonra pudra pembesi
son olarak da chanel'le hayatımıza giren malum su yeşili/mint yeşili derken, nihayet renklere zemin oluşturduk.
global ekonomik krizin etkilerini pastel renklerle örtbas etmeye hazırız!
2010'un renginin turkuaz olması neden sanıyordunuz?:)


hayatımın eteği - jason wu silk-chiffon pleat-knot skirt


derek lam


valentino embroidered shoulder bag


michael kors


rachel gilbert coco silk chiffon gown


viktor & rolf ruffled platform sandals


burberry prorsum


d&g dolce gabbana ruffle-embellished silk bustier dress


christian louboutin rosetta ballerina flats


moschino wool sweater dress


milly manila coin embellished dress


marni fabric frame clutch

net-a-porter
elle.com

6 Ocak 2010 Çarşamba

turkuaz kehanetler



daha tabi ki eklenecek çok şey var, yani 2010'un listesi hayli kabarık. ama büyük kitleleri peşinden sürükleyecek olan trendler WhoWhatWear tarafından kısa ve öz olarak işte bu şekilde biraraya getirilmiş.

2010 arifesini kadifeyle, dizüstü çizmelerle, payetler, yılan detaylı kolyelerle ve drapelerle karşılasak da;

2009'a damgasını vuran bando ceket yerini denizci ceketlere bırakacak
ben edindim bile:

gg kullanıcısı istnblfashionstyle'da bulabilirsiniz:)

başkaa..
yandan ayrılmış saçlar
örülmüş saçlar
pudra tonları
beyaz
kırmızı
payet
drapeler
fırfırlar
düğüm detayları
2010un alamet-i farikası olan turkuaz
belçantaları
saat kolyeler
cropped t-shirt denen, kısaltılmış, kesilmiş t-shirtler
kitten heel denen, kısa-küçük-hiç sevmediğim topuklu ayakkabılar..

istediğiniz kadar büyük konuşun, 2010 bize bunları sevdirecek!

pied de poule (kazayağı deseni) bir görünüp bir kaybolacak,
mürdüm dudaklar 2009 yaz sonunda etkisini hissettirmiş olsa da çok benimsenmeyecek
herkes püsküllerden sıkılacak
zımbalar, yerini metal halkalara bırakacak. ben metal halkalı h&m, güderi görünümlü çanta almıştım geçen kış, bu sezon da terkos'tan metal halkalı next siyah bir tank atlet aldım. bir de bu metal kolyeye de bayıldım, bunu da aldım! iki adet tasarlanmıştı stil direktörü tarafından, ama kaçıranlar üzülmesin ve takibe devam etsin:) bendeki nasıl ama?



devam ediyoruz..
kıyamam puantiye, gene mainstream trend olmayı başaramayacak!
jean, aksesuarlarda da kendini hissettirecek
chanel jade kışın unutulacak gibi olsa da 2010 ilkbahar-yazında hasret gidereceğiz
keten ve khaki cicilerimizle arada sırada özenip sırt çantaları ve hatta bel çantaları takacağız
yuvarlak çerçeveli gözlüklerimizle geek look-boheme akımına göndermeler yapacağız
çevreye de kendimize de duyarlı takılıp organik kumaşlarla tasarlanan yalın üretim ürünleri destekleyeceğiz
sloganlı t-shirtlerden bu sene de sıkılmayacağız

demedi demeyin!