Google+ Followers

Follow by Email

30 Aralık 2010 Perşembe

aralık sonu - ocak başı. ocakbaşı deme acıkıyorum..

yeni yılda bunları istiyorum.

şaka şaka.. bunlar araç. ben amacın peşindeyim.
amaç: mutluluk, ürekenlik, bereket, sevgi, sağlık, sevdiklerim ve başarı.
bu çul çaput sadece araç, kendini ifade etmende seçtiğin yollardan sadece biri.

kıyafetlerinizle, kombinlerinizle dikkat çekmenizi elbette dilerim; ama bunların arkasındaki insan ile, öz ile, jest ve mimiklerle, stil ve tarz ile, düşüncelerinizin yansıması ile kendinizi ifade edebileceğiniz güzel bir yıl diliyorum hepinize..



NOT: başlık, sıla'mla yazışırken ocakbaşı dememle aldığım muzur cevaptan esinlenmedir:)

29 Aralık 2010 Çarşamba

beyaz kutu açıldı!!!



Özel Alışveriş Sitesi beyazkutu.com, sadece marka portföyü ile değil, Pop-Up mağazasıyla da trendy bir alışveriş durağı olduğunu gösterdi.
İşte Kanyon Alışveriş Merkezi'nde harika bir Pop-Up mağaza!

indirim karmaşasını eziyetten keyfe çeviren bu fikir için söylenecek söz pek fazla yok. gidin, deneyin, alın!

NOT: beyazkutu.com'a referansımla üye olmak için mail adresinizi yorum olarak bırakmanız yeterli.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Dolce & Gabbana'yı peşinden koşturan iki İzmirli kız!


İzmirli moda severler olarak hep deriz, 'Varsın bir Topshop'ımız bile olmasın. Biz yine de bulur, giyer, yakıştırırız' diye.Ve ilginçtir ki, meşhur güzelliğimizin yanına bir sıfat daha yakışır oldu son yıllarda, İzmirli kızlar stil sahibi, cesur ve kendine neyin yakıştığını bilen kızlar. İşte kanıtı.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Moda Tasarım Bölümü mezunu iki arkadaş Merve Eron ve Gizem Alanköy, açtıkları EronAlanköy Butik ve kendi yarattıkları özel kumaşla İtalyan modaevi D&G'nın ilgisini çekti.



Yeni Zelanda yününden elde ettikleri kumaş, tamamen doğal ve bizim kültürel değerlerimizden yola çıkılarak geliştirilmiş. Modaya yeni bir soluk getirebilecek, insanları alışılagelmiş tasarımlardan uzaklaştırarak kendilerini her daim özel hissettirebilecek, yapımı da başlı başına tasarım gerektiren bir kumaş.

İki deneysel kafadar, mikronunun daha ince olmasından dolayı tercih ettikleri bu Yeni Zelanda yününü, elde dokunmuş ham ketenler ve danteller ile kombinleyip her daim giyilebilir tasarımlar gerçekleştirmiş. 'Tasarımlarımızı sabit renklerden uzak tutarak çeşitlik sağladık' diyen Merve ve Gizem, 'Feni' adını verdikleri kumaşın organik ve termal özelliğinin yanı sıra oldukça da hafif olduğunu belirtiyor.



Bu arada 'Feni' ismi de manidar, Merve ve Gizem her daim kendilerine destek olan annelerinin adlarından türettikleri 'Feni'ye gelen ilgiden oldukça memnun. Tasarımları ve bu özel kumaşı, D&G'dan önce EronAlanköy Butik'te inceleyebilirsiniz.

Farkı farketmek değil, farkı yaratmak isteyen kadınların beğenisine sunulan ürünler, Konak'ta Pirinç Center'da. Mutlaka göz atın!

Eron Alanköy Haute Couture & Boutique
Pirinç Center Alışveriş Merkezi
Konak
05058999766
05347274836
www.eronalankoy.com

Türkiye'nin İlk Online Alternatif Kültür Dergisi Reset!'teki yazımı buradan okuyabilirsiniz.

8 Aralık 2010 Çarşamba

güzel haberler silsilesi

Güne güzel başladık.
Nasıl mı?



Önce DICE KAYEK’in tasarımcılarından Ece Ege, Avrupa - Akdeniz ilişkilerini destekleyen ve teşvik eden Fransız kuruluşu France - Euro - Mediteranee tarafından “Başarılı Kadın Ödülü”ne layık görüldüğü haberini aldık.



Sonra bir diğer uluslararası Ece'miz olan Ece Sükan'ın, style.com'da yer aldığını duyduk ve mutlu olduk.

devam:
Oryantal çizgisi ile tüm dünyayı fetheden takı tasarımcısı Sevan Bıçakçı'nın markası Sevan'ı ise, bu sefer Barney's E-Bülteninde görüp heyecanlanma anı.
Dikkat! E-Bülten diyorum.. Sadece bir ürünü / markayı öne çıkaran, tek bir ürün gamını lanse eden bir PR. Barney's'te yer almak kadar Barney's'in Reklam ve PR çalışmasında, sunduğu yaşam tarzına dair bir Türk markanın önayak olması çok önemli.



Ve son olarak, tasarımcı Gül Gürdamar'ın ünü ülke sınırlarını aşan örgü ve trikolarından bir güzide parçayı, son günlerde kestirdiği saçlarıyla beğeni toplayan Emma Watson'da gördük.
Blender'da Eternal Child ürünlerine yer veren Beymen de heyecanlanmış ki hemen mail yollamış!
Eternal Child'ı seviyoruz, hele bu sezon bayılıyoruz. Malum örgü yılı.

3 Aralık 2010 Cuma

Bir Masala Davetlisiniz.

Bakım, Makyaj ve Kozmetik denince akla ilk gelen isim M.A.C., Yılbaşı için yine çok özel bir koleksiyon hazırladı.

Koleksiyonun ana teması, bu sene tekrar parlayan 'mainstream trend'lerden TARTAN.



M.A.C., bizi A Tartan Tale adını verdiği masala davet ediyor.

8 Aralık akşamı Garajistanbul'da vuku bulacak olan partide Punk'ın Asi Ruhu ile Kraliyet Asaletinin çarpışmasına tanık olmak istiyorsanız;
Davetiyeniz de varsa,
LDV'nizi de yaptıysanız,
kaçırmayın!


Bu arada, faydalı bir bilgi daha:



Özel Tartan çantasındaki Viva Glam ruj setinin ve Tartan desenli ayıların tüm geliri bu yılbaşında M.A.C. Aids Fonu aracılıgı ile ülkemizdeki AIDS/HIV pozitif yaşayan insanları desteklemek için kullanılacak.

28 Kasım 2010 Pazar

Artık Kısa Cümleler Kuruyoruz

Capacity Alışveriş Merkezi mağaza ve marka portföyü ile dikkat çektiği kadar, iki ayda bir yayınlanan dergisi ile de ziyaretçilerini mest ediyor. Öyle ki, bu dergiye özel olarak abonelik sistemi ile kavuşan, 'dedicated' üyeleri bile var!

Sevgili Özlem Apaydın, on parmağında on bin marifet insan bana bu dergi için konuk yazarlık teklifinde bulunduğunda çok sevinmem o yüzdendir:)
Özlem'i tanımak için yazıyor olduğu chics on speed, listografi ve müzik defteri sayfalarını çoktan incelediğinizi hatta üyesi olduğunuzu umuyorum!

Yazımda, 2010 güz sezonundan beri kafaları kurcalayan tek renk ve ton-sur-ton trendini kaleme aldım. Bu stilin neden'i ve nasıl'ı için buradan buyrun:

Bu sezon, sezonluk değil zamansız bir trend bizi karşılıyor. Yapmanız gereken tek şey, içinizdeki kadının rengini seçmek. Bir tuval gibi bu rengi gölgeleyin, tonlayın, yumuşatın ya da ortaya çıkarın. Çünkü tüm yaratıcılık detaylarda gizli.



Söz konusu moda ve tasarımsa, belli bir kurala veya otoriteye bağlı
kalmak pek tabi kocaman bir yanlış.
Stil danışmanları, o çok sevdiğimiz modaevleri, bizleri bir yandan
özgürleştirirken bir yandan da tutsak ediyorlar adeta.

Ama bazı kurallar var ki, başucu öğretisi olabilecek cinsten.

Diğer yandan global ekonomik kriz dolaplarımıza girdi gireli, moral
bulmak için renkler
le dolduk taştık adeta. Yetmedi insan vücudunun
boyutlarıyla, kıvrım ve sınırlarıyla oynadık
, drapelerde, karpuz
kollarda kendimizi bulduk. Savaşçı asker olduk, savaşma seviş diyen
çiçek çocuk olduk
, dantelli ekrulara, fırfırlı pudralara bandık
çıktık.

'Şimdi, sakinleşme zamanı' diye fısıldıyor moda dünyası.



Ton-sur-ton, sadece saçlardaki renk ve gölge geçişlerinden ve sade
makyajdan ibaret değil, başlı başına bir yaşam tarzı.
Özgür kalıpları tek renge sığdırmayı başaran Donna Karan, grilerin en
havalısı Calvin Klein ve minimalizmin yaratıcısı dediğimiz Jil Sander,
bu tek renk giyim ve ton-sur-ton trendine şüphesiz dünden razı.
Peki ya Milano'nun renkli Prada'sına, kaleidoskopik Emilio Pucci'ye,
ihtişam kraliçesi Chanel'e neler oluyor?


Evet, her yerde bir düzlük, pürüzsüzlük hakim.
Artık kısa cümleler kurma vakti.

İşte bu işin neden'i ve nasıl'ı:

Vücut tipinize, iş ve yaşam koşullarınıza uygun, kendinizi içinde
rahat hissettiğiniz kalıpları deneyin.



Kolay kırışmayan dokuda bir ürün bulduysanız, birkaç renginden edinin.


Ton-sur-ton giydiğinizde, topuklu ayakkabı giymeseniz bile daha uzun,
daha fit ve daha ince görüneceksiniz. Çünkü bedeniniz ve ölçüleriniz
bölünmemiş şekilde, bir bütün olarak duracaktır. Korselerle,
topuklularla işkenceye son!

Ton-sur-ton, sadelik, temizlik ve göz yormayan bir şıklık vaat eder.
Gün boyu ihtiyacınız olan da bu değil mi? Kısacası, günün her saatinde
ve her ortama uyum sağlarsınız.

Önce ofis, sonra açılış, sonra da iş yemeği ve sinema mı? Yanınıza
aldığınız kırmızı bir rujla veya leoparlı bir çift eldivenle, tek renk
kostümünüzü gün içinde güncelleyip kolayca renklendirebilirsiniz. Tek
renk giyinmediğinizde bu rötuşlar bu kadar kolay olmayacaktır.

Tek renk mi? İşte size bu senenin bir başka trendine uymak için harika
bir bahane. Gidin ve karamel rengi veya devetüyü tonlarında bir palto
alın. Siyah ve tramlarını giydiğinizde, beyaz ve ekru ile yaptığınız
kombinlerde veya karamel-taba geçişlerde harika bir tamamlayıcı.

Tek renk giyindiğinizde, baskı ve dokularla oynamanız daha keyifli olacaktır.
Kobalt mavisi renkte süet bir motorcu ceketi ile koyu mavi bir deri
pantolon. Veya kırmızı, kaşmir bir midi etekle bordo renkte kadife bir
blazer. Deneyin.



Moda ve tasarıma dair katı kuralların yıkıldığı bir dönemdeyiz.
Siyah ve lacivertin birarada giyilmeyeceği kuralı yıkıldı. Tıpkı
kırmızı ve fuşya gibi.
Tek renk veya ton-sur-ton giyinmek için daha iyi bir dönem olamaz.

Birbirine yakın renk veya tek ton giyinmek; makyajınızda, ojenizde,
saç renginizde, takılarınızda sizi fazlasıyla özgür ve deneysel kılar.
Simsiyah bir kombin, gelişigüzel topuz yapılmış saçlar ve haki
tonlarında bir far içinizdeki cool, sportif ve maskülen kadının altını
çizecektir. Simsiyah bir kombini Fransız manikürlü eller, bordo bir
ruj ve fönlü saçlarla buluşturduğunuzda ise siyahı yumuşatmış,
içinizdeki feminen tarafı ortaya çıkarmış olursunuz.



Ton-sur-ton veya tek renk giyindiğinizde, kıyafetiniz değil, siz konuşursunuz.
Tüm bu sadelik içinde dikkat çeken vücut hatlarınıza, kıvrımlarınıza,
duruşunuza, yürüyüşünüze, hatta parfümünüze bile daha çok yer açtınız.
Kıyafetinizin sizden rol çalmasını önlemek işte bu kadar basit.

Kışın puslu, gri havasına değilse de gizemli yanına uyum sağlayın.
Bırakın, satır aralarını başkaları doldursun.

NOT: Yazıyı hatta derginin 2010 Kasım Aralık sayısını PDF formatında buradan görüntüleyebilirsiniz.

25 Kasım 2010 Perşembe

yüzüklerin hanımefendisi



daha önce MiaPosta'da da bahsettiğim ve büyük ilgi gören butik The Sky, muhteşem ürünlerle 2011 kış sezonuna girdi.

Sen de yana yakıla şu 'two finger ring' denen ikili yüzüklerden arayan iflah olmaz bir aksesuar-seversen, istihkamet The Sky, yani Nişantaşı'ndaki meşhur Akkavak Sokak!

22 Kasım 2010 Pazartesi

the outnet'te alexander wang'ten fazlası var



mr. porter ha açıldı ha açılacak derken, net-a-porter'ın kız kardeşi outnet'te neler var bakalım.
marka portföyüne alexander wang'i de ekleyen the outnet, favori alışveriş sitelerimden biri olmaya devam ediyor.

sitenin son numarası, ta taa!
işte karşınızda bir 'sosyal medyanın gücünü keşfeden online alışveriş sitesi'
ve 'online alışverişin gücünü keşfeden sosyal medya işbirliği'
daha!

sevdiğin tasarımcıların elinden çıkmış arzu nesnelerini seç,
listele,
kombinler yap,
ve arkadaşlarınla paylaş!

so what? değil mi? artık hiç bir şeyi karşılıksız yapmıyoruz.

burada da tek eğlencen stilini paylaşmak değil, 1 ay sonraki çekilişte £3,000 tutarındaki ödül de senin olabilir!

13 Kasım 2010 Cumartesi

dereyi görüp, paça boyunu ona göre ayarlamak için!



Trend kahini ünlü ajans Nelly Rodi, 25 Kasım'da İTKİB'te!

2012 İlkbahar / Yaz Moda Trendlerinin işleneceği etkinlik için son başvuru tarihi 23 Kasım.

Ben İzmir'de olacağımdan dolayı katılamayacağım ama fazlasıyla gözüm kaldı:) Katılmak isteyenler elini çabuk tutmalı bence!
Şayet, konular oldukça ilgi çekici:

Genel Moda Eğilimleri
Renkler
Kumaş Trendleri
Renk Kombinasyonları
Motifler ve Baskılar
Siluetler ve Biçimleri
Aksesuarlar

seminer programı ve başvuru için burayı inceleyebilirsiniz.

9 Kasım 2010 Salı

duygusal zeka



Stresliyken kırmızı,
Sakinken yeşil.

Philips tarafından tasarlanan bu elbise, ürün ve sahibi arasındaki interaktif ilişkiye dikkat çekiyor. eşyaların bile enerjisi olduğunu düşünürsek, çok şaşırılacak bir durum değil aslında.

sevdim.

kaynak

5 Kasım 2010 Cuma

ye, dua et, seviş.



Ye, Dua Et, Sev hala vizyonda,
İtalya'daki makarnalı-şaraplı, hedonist sahnelerin tadı hala damaklardayken.

dantel ve çikolata.

alt metne gerek var mı?
buram buram seks kokan iki fikir, bir arada.
geç bile kalınmış belki de..

bayıldığımız iki Türk,
Biri Yiğit Turhan,
Biri Cenk Sönmezsoy.

Dolce & Gabbana, online dergisi Swide için dünyanın en iyi yemek blogger'larından biri olan Cenk'e, nam-ı diğer Cafe Fernando'ya teklif götürdü.

Aldığı prestijli ödüllerle, basında hakkında övgülerle yer alması,
ve en son da iPhone uygulaması ile bizleri sadece iştahlandırmakla kalmayan, aynı zamanda da gururlandıran Cenk'in muhteşem Brownie'sinin tarifi için buraya buyrun.

başka söze gerek var mı?
ye, dua et, seviş.

1 Kasım 2010 Pazartesi

at sepete



kayınvalidemin 70'li yıllardan kalma Louis Vuitton Bucket çantasına yan gözle bakma vakti geldi. tam sevmelik zaten, sapları da koyulaşmış. ah canım benim..

30 Ekim 2010 Cumartesi

user-friendly ile eco-friendly


iPhone 4'ün kullanıcı şikayetleri ve iPad'in fiyatı kafaları kurcalayadursun,
gelin biz modaseverler Apple'ın son işbirliğine bakalım.

modada Stella McCartney'nin başlattığı vejetaryen - vegan - çevreye duyarlı tasarım eğilimi, başlı başına bir trend ve sektör haline geldi.
bu pastanın paydaşı bir marka da Matt & Nat.

Matt & Nat'in Apple için ürettiği Laptop Kılıfları ve Evrak Çantaları son günlerde oldukça popüler. Minimal mimariden ve fonksiyonellikten ilham alarak üretilen vegan çantaların fiyatı 69 Euro - 139 Euro arasında değişiyor.



Hem teknolojikolik hem de doğasever olmak zor değil yani, değil mi?
İsteyince oluyormuş.

24 Ekim 2010 Pazar

All Wrapped Up!


kadın silüetindeki şişesiyle ve makyaj masalarımızdan eksik olmayan Jean Paul Gaultier. bu haliyle rönesans döneminde yasaklanan, sansürlenen heykelleri çağrıştırıyor.


(benim için)Dünyanın en muhteşem tasarımcısı Martin Margiela'nın parfümü Untitled, hala fazlasıyla 'untitled', yalın ve minimal.


ve Marc Jacobs Bang.
bir yıldız, üzerine ışık yansımasa da yıldızdır.
hala içeriden belli belirsiz göz kırpıyor.

adamlar yapmış!
parfüm seçimlerinde şişe tasarımının ne kadar etkili olduğu gerçeğinden yola çıkmış ve yere göğe koyamadığımız parfümlerimizi örtmüş, kapatmış, sarıp sarmalamış.

Jil Sander ve Prada ile yaptığı çalışmalarla ses getiren still Life (tek bir obje veya ürün) fotoğrafçısı Jenny van Sommers, İngiliz set tasarımcısı Gary Card'la güçlerini birleştirdi ve ortaya bu harika silüetler çıktı!

Yetenek dehası ikili, kağıt, latex ve folyolara sararak parfüm şişelerini şüphesiz daha da enteresan bir hale getirmiş.
Parfüm dediğimiz şey zaten başlı başına bir gizem; kısaca üzeri örtülmüş olan şişeler şu anda çok daha çekici bana göre.

kaynak

17 Ekim 2010 Pazar

'Lutfen' bakınız!



yalın, ama vurucu
soğuk, ama çekici!
Türk ama Hollandalı
turuncu ama cool
transparan ama asil!
beyaz ama gizemli



Hollanda kökenli Türk markası Lutfen'in tasarımcısı Zeyda Broers,
adeta tek tük oyuncağı olup da yaratıcı oyunlar oynayan bir çocuk gibi.



kötü haber: Henüz Türkiye'de bir satış noktası yok.
iyi haber: Markanın online alışveriş imkanı sunan web sitesi Şubat ayında aktif olacak.

Tanrı'nın bir lutfudur yetenek,
Zeyda ve ekibinin lutfedilen tüm diğer güzellikler için:
http://twitter.com/#!/LutfenFashion
http://de-de.facebook.com/pages/LUTFEN-Fashion/132841406750624?v=info

12 Ekim 2010 Salı

armani ve reebok, ihtiyaç icadın doğuşudur cümlesini tescilledi.



Reebok’ın teknolojileri ile Emporio Armani’nin ihtişam ve stili birleşti.

Kadın koleksiyonunda harem pantolonlar, asimetrik kapüşonlu üstler ve kalçalara oturan, bilekte bollaşan pantolonlar sezona damgasını vuracak gibi.

Benim asıl favorim olan Reebok/Emporio Armani ayakkabı koleksiyonunda ise spor, moda ve yenilikçi konseptlerin birleştiği benzersiz modeller bulunuyor. Erkekler için, DMX teknolojili tabanı ile mükemmel konfor ve elegan bir görünüm sunan Mega Chic, bence tam bir hit!

Bu özel koleksiyonu Capacity, Nautilus, Cevahir, Ankamall, Panora ve Mersin Forum Alışveriş Merkezlerindeki Reebok satış noktalarında bulabilirsiniz.

10 Ekim 2010 Pazar

Kürke Hayır!


daha önce twitter'ımdan bana ulaşan Kürke Hayır Platformu Üyesi Ezgi Aktaş, gönderdiği e-postalar ile konu hakkında duyarlılığını paylaşmıştı. Platformdan gelen son e-postayı paylaşmak istiyorum. bi de tabii nezdinizde kendisine ve konu ile ilgili sizlerin hassasiyetine teşekkür ediyorum.


‘Gözünüzle Görmek İstemeyeceğiniz Vahşeti Üzerinize Giysi Diye Geçirmeyin’


Ünlülerin ve Markaların Stil Danışmanları Başak Dizer Fransez ve Deniz Marşan’dan Kürke Hayır Platformu’na Tam Destek!

Kürke Hayır Platformu, 2010-2011 yılı sezonunda yükselişe geçeceği belirtilen kürk modası ile ilgili tüm gerçekleri kamuoyuna duyurmak için harekete geçti. 2003 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Platform, kürk konusunu çeşitli boyutlarıyla ele alacak ve Türkiye'de kürk kullanmayan markaları içerecek bir kitapçığın hazırlığı içinde.

Kürk karşıtı ünlülerin ve de görüşlerine yer verilecek kitapçık, kansız alışveriş yapmanın tüyolarını verecek olması bakımından Türkiye’de bir ilk olma niteliği taşıyor.

Kürke Hayır Platformu, çalışmalarını başlattığı yeni projesinde ünlü stil danışmanları Deniz Marşan ve Başak Dizer Fransez’in desteğini de aldı. Türkiye’nin ilk kansız alışveriş rehberinin içeriğinin oluşturulmasına ve kürk karşıtı mücadelenin moda sektörü içinden de destek kazanmasına katkıda bulunacak bu işbirliği sonucunda ortaya çıkacak kitapçığın büyük ilgi göreceği tahmin ediliyor.

Başak Dizer Fransez, para kazandığını göstermek veya havalı gözükmek namına bu vahşete ortak olumaması gerektiğine değinerek, hala kürkü bir KUMAŞ sananların olabileceğine dikkat çekiyor. Kürkün cansız bir dokuma değil, ölü bir hayvandan arta kalan bir şey olduğunu vurgulayan Fransez, kürk vahşeti çeşitli video ve fotoğraflarla kanıtlanmışken kimsenin kürk giymek istemeyeceğini savunuyor.

Fransez; yalancı ve suni kürk materyallerin bile bu modayı özendirdiğini savunduğunu düşüyor ve ekliyor; ‘Can çekişen yavru bir hayvanın güzel tüylerini giymeye kimse kıyamaz. Siz insansınız. Havalı gözükmek namına bu vahşete ortak olamazsınız.’

Deniz Marşan ise, kürkü bir zenginlik göstergesi olarak görmeye devam edenler olduğunun altını çiziyor. Gerçek kürkün alaturkalık ve barbarlık göstergesi olduğu kanaatinde.
İlle kullanılacaksa suni kürk tercih edilmesini savunan Marşan, ekliyor; ‘Gözünüzle görmeye dayanamayacağınız bir görüntüyü üzerinize giyerek yasatmayın.’

Kürke Hayır Platformu, hayata geçirmeye hazırlandığı bu proje için kürk kullanmayan ve asla kullanmayacak markaların ve tasarımcıların desteğini bekliyor.

Kürke Hayır Platformu
http://www.kurkehayir.gen.tr

2 Ekim 2010 Cumartesi

retroyum retrosun retroyuz



Revamp Productions, 'klasik otomobillere ve onları kullanan muhteşem kadınlara ithaf ettik' dedikleri çantalarla kalbimi fethetti!



El yapımı fantastik çantalar, 50'li yılların Amerikan arabalarını moda dünyasına taşımış. Rockabilly akımından etkilenen çantaların çok benzerini inanmazsınız ama seneler önce Quisksilver yapmıştı.

Mad Men etkisinin giyim, sanat, tasarım ve yaşam tarzımıza fazlaca yansıdığı bu sezonda bu retro etkisi kaçınılmaz. Markanın diğer Pin-Up cicileri için tıktık!

20 Eylül 2010 Pazartesi

The Men and Women of Allah






değişirken hibridleşmek.
yabancılaşmak.
yalnızlaşmak.
soyutla(n)mak.
uyumak.
uyanmak.
yok olmak.
yok say(ıl)mak.

arada kalmışlık duygusu.
tekinsizlik.
siyahın belirsizliği.




erkan çoruh, artık Atelier 55'te tasarımlarına rastlayabileceğimiz bir diğer Türk Modacı Ümit Benan Şahin'in 'Köy Kahvesi' koleksiyonu gibi; kültürel kodlarımıza ve farklılaşırken nasıl aynılaştığımıza dair harika bir kompozisyon sunmuş.

Hayat, 'yerini seç!' diyip dururken, sağı-solu dayatırken, sen de arada kaldıysan eğer, bu koleksiyonu seveceksin.




Milano'da yaşayan Erkan Çoruh, Vogue Italia'nın 'Who Is Next' ödülünü bu sene kucakladı, The Men and Women of Allah koleksiyonu ve daha fazlası için buraya bakabilirsiniz.

şamanizm, kurban verme, tapınma, sevme, aşk..
hepsinin alt başlıkları var bu koleksiyonda.

1 Eylül 2010 Çarşamba

Porselen Polo!




Lacoste'un bu seneki Holiday Collector serisi yine çok eğlenceli.













Çinli sanatçı Li Xiaofeng, koleksiyon için iki polo gömlek tasarladı. Kanji dönemine ait lotus çiçeği desenleri ve çocuk imgeleri ile süslenen porselen parçalarını birleştirerek yapılan polo gömlekler, boyama, fırınlama, parçalama, şekillendirme, cilalama ve birleştirme işlemlerinden geçtiği için sanatçının tam üç ayını almış.



Eserin porselen versiyonu, Musée des Arts et Métiers'de tanıtıldı. 'Giyilebilir Sanat' modundaki, gömleğe dönüşmüş hali ise Li Xiaofeng tarafından Lacoste mühürüyle damgalanmış ipek keselerde satışa sunulacak, hem de kadın ve erkek için toplam 20.000 adet olmak üzere!


Not: Çin yönetimi, eski çağlara ait her türlü eserin, hatta kırık porselen parçalarının bile ülke dışına çıkarılmasını yasakladığı için Li Xiaofeng tüm kullandığı malzemeleri yeni porselenlerden temin etmiş.

17 Ağustos 2010 Salı

sinirliyim!


görsel


Lamine ve Ahşaptan yapılmış olan bu elbise ilk bakışta ne kadar farklı geldi gözüne, değil mi? Modaya, giyime, kadın olma haline, hatta hayata dair bugüne dek tüm bildiklerini sorgulatır cinsten.

Peki Hüseyin Çağlayan'ın tüm dünyada, Endüstriyel Tasarım ve Moda otoritelerinde büyük yankı uyandıran bu masa etek-elbisesine benzemiyor mu?



Grace Johnston. Kim bilir kimlerce alkışlanıyorsun, kimler ne paralar ödüyor tasarımlarına!

12 Ağustos 2010 Perşembe

BowWow!


vogue uk

Moschino for Kartell BowWow Shoes: 85 Euro

Sıla'mla iç geçirdiğimiz, dekorasyon markası Kartell, fiyonklarla minimalist tasarımını şirinleştirmeye karar vermiş.
Ve Moschino romantizmiyle birlikte ortaya bu yumuşak, rengarenk, kullanışlı plastik babetler çıkmış.

İki İtalyan tasarım devi, bana sorarsanız geç bile kalmış! Bu cicilere bayıldım, şayet Ocak ayına kadar beklemek gerek.

10 Ağustos 2010 Salı

ben bu sene eylül'de


net-a-porter

modaseverler! siz siz olun, mevsim geçişlerini hafife almayın. ama yükte hafif pahada hafif olanlarını bulun:)

ben bunları giyicem, evet.