1 Eylül 2010 Çarşamba

Porselen Polo!




Lacoste'un bu seneki Holiday Collector serisi yine çok eğlenceli.













Çinli sanatçı Li Xiaofeng, koleksiyon için iki polo gömlek tasarladı. Kanji dönemine ait lotus çiçeği desenleri ve çocuk imgeleri ile süslenen porselen parçalarını birleştirerek yapılan polo gömlekler, boyama, fırınlama, parçalama, şekillendirme, cilalama ve birleştirme işlemlerinden geçtiği için sanatçının tam üç ayını almış.



Eserin porselen versiyonu, Musée des Arts et Métiers'de tanıtıldı. 'Giyilebilir Sanat' modundaki, gömleğe dönüşmüş hali ise Li Xiaofeng tarafından Lacoste mühürüyle damgalanmış ipek keselerde satışa sunulacak, hem de kadın ve erkek için toplam 20.000 adet olmak üzere!


Not: Çin yönetimi, eski çağlara ait her türlü eserin, hatta kırık porselen parçalarının bile ülke dışına çıkarılmasını yasakladığı için Li Xiaofeng tüm kullandığı malzemeleri yeni porselenlerden temin etmiş.

17 Ağustos 2010 Salı

sinirliyim!


görsel


Lamine ve Ahşaptan yapılmış olan bu elbise ilk bakışta ne kadar farklı geldi gözüne, değil mi? Modaya, giyime, kadın olma haline, hatta hayata dair bugüne dek tüm bildiklerini sorgulatır cinsten.

Peki Hüseyin Çağlayan'ın tüm dünyada, Endüstriyel Tasarım ve Moda otoritelerinde büyük yankı uyandıran bu masa etek-elbisesine benzemiyor mu?



Grace Johnston. Kim bilir kimlerce alkışlanıyorsun, kimler ne paralar ödüyor tasarımlarına!

12 Ağustos 2010 Perşembe

BowWow!


vogue uk

Moschino for Kartell BowWow Shoes: 85 Euro

Sıla'mla iç geçirdiğimiz, dekorasyon markası Kartell, fiyonklarla minimalist tasarımını şirinleştirmeye karar vermiş.
Ve Moschino romantizmiyle birlikte ortaya bu yumuşak, rengarenk, kullanışlı plastik babetler çıkmış.

İki İtalyan tasarım devi, bana sorarsanız geç bile kalmış! Bu cicilere bayıldım, şayet Ocak ayına kadar beklemek gerek.

10 Ağustos 2010 Salı

ben bu sene eylül'de


net-a-porter

modaseverler! siz siz olun, mevsim geçişlerini hafife almayın. ama yükte hafif pahada hafif olanlarını bulun:)

ben bunları giyicem, evet.



28 Temmuz 2010 Çarşamba

muhtelif ürüne aşk


Tom Ford Tanning Goggles
2008
$475

Önce tasarımcına laf ettiler,
Sonra fiyatına güldüler!

Ama ben..

Fonksiyonelliğindeki ironiye
'Bronzlaşmak out!' diyenlere
Çıktığın günden beri eleştirenlere inat
İstiyorum, istiyorum seni!

Güneşte yanmış tenim,
Kısılan çinli gözlerim,
Ivory rengine kurban kalbimle..
Bekleyeceğim seni!

27 Temmuz 2010 Salı

Mia-Posta'da Haftanın Blogu Ses-Seda



Yazarı olmaktan ne kadar mutlu olduğumu her fırsatta dile getirdiğim Mia-Posta, günümüzün iletişim dili olan sosyal medyanın da kalbini fethetti ve blogları radarına aldı!

Artık, her hafta Mia-Posta'da bir blog, Haftanın Blogu olarak yer alıyor.

Bilin bakalım bu hafta, Haftanın Blogu köşesinde hangi blog var?!
Ses-Seda!

Sürprizlerle ve yeniliklerle dolu Mia-Posta'ya kocaman teşekkür ediyorum:)
Tüm Mia ekibine öpücükler!

20 Temmuz 2010 Salı

Fashion is not simply a matter of clothes.


bu hermés terry cloth-covered beach mat, sadece burada!
kaynak:ses-seda.blogspot.com!
twitter'dan okuduysanız, 10 gün kadar yurtdışındaydım geçtiğimiz ay. vogue'suz bir uçak yolculuğu mümkün olamayacağı için, hemen bir vogue india edindim. bu havalı şeyi de bizzat kendim, sizler için elciklerimle scan'ledim!

başlığa dönecek olursak; benim manifestom da coco chanel'inki kadar sosyolojik!

coco chanel ne demiş; 'Fashion is not simply a matter of clothes. Fashion is in the air, born upon the wind. One intuits it. It is in the sky and on the road.'

markaların etiket değil bir yaşam tarzı sunduğu, ürünlerin fonksiyonellikle birlikte mesaj da verdiği, sadece üst-başa bakmayan bir şeydir stil.


hermés-leica camera
görsel:de51gn.com

ve işte, hermés turuncu rengi bize zorla da olsa sevdirirken, bunu düşündürüyor.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

sevdim - sevmedim!

sevmedim: kıbrıs olayı ile alakalı olarak, apolitik olduğunu iddia ederek hayran kotasından bişi kaybetmek istemeyen J-Lo, max ve emme'yi gucci bebeği yapmış. özlem yıldız alır hemen koşa koşa gidip.

sevdim: bunların hepsini istiyorum!


sevmedim: chanel'i channel olarak yazan 'blogger'ları

sevdim: coach poppy jewels

sevmedim: blazer - eşofman kombinleri

sevdim: Misk'teki büyük oje arşivini!

sevmedim: modanın bir yaşam tarzı olduğunu anlamaktan uzak yurdum insanının hüseyin çağlayan'a temelsiz söylemlerle kafa tutmasını

sevdim: forever new lolita koleksiyonu!

sevmedim: google TR, blogspot ve .com üçgenini

sevdim: nintendo wii fit'imi!

sevmedim: sizlerden uzak kalmayı

sevdim: Nil'in TED yazısını

çok sevdim: bebek'te açılacağı konuşulan la duree ve izmir swissotel efes'te açılacak olan sushico!

bayıldım: styleboom ve mordolap'ın boyner'deki gossip girl çekimlerini ve çekimlerde katkıda bulunan modenise 'nin tatlılığını!

15 Temmuz 2010 Perşembe

iki süper mim birden!


yer: beyoğlu. 'iki süper film birden' yazan rüya sinemasına, zorla peşimdeki kızları sokmuştum. ne olduğunu biliyoruz ama, amaç geyik. üniversitedeyiz, çocuk da değiliz!
hayatında ilk defa porno dergi görmüş ortaokullu gibi kıkırdayarak kaçtığımızı hatırlıyorum.. kısaca, 'iki süper film birden' yazan yerlerden uzak durun!

ama 'iki süper mim birden' yazıyorsa, her ikisi de dünya tatlısı koray caner'den yollanmışsa, bakın derim:)

gelelim ilk mime: trendy blogger ödülü! bu ödülü ancak koray verse bu kadar sevinirdim diyor ve kendisini öpüyorum!

ikinci mimimiz
ise çağrışımlardan oluşuyor. çok severim o ayrı:)

Felsefem: 'life is a placebo.' benim söylemim bu. freud bir ben iki yani, ona göre:)

Hayat: plan yaparken anı kaçırdığın.

Çocukluk: zaman kavramına hapsettiğimiz.

Güneş: gün.

Gözler: hermeneutics'teki 'konuşmak güçsüzlüktür'ün açılımı.

Yıldızlar: herkes o yıldızı kendi yıldızı sanar.

Güzellik: bir bütün. büyük resme bakmak lazım!

Sevgi: her gün hayata yeniden başlama sebebi.

Aşk: dünyayı döndüren şey. dünyamı döndüren şey..

Müzik: o kadar 'görsel zeka' bir insanım ki, kulağımın iyi olduğunu çok geç keşfettim! müzik, insanı tamamlıyor.

Dost: kendinin dostusun/düşmanısın. bundan gayrı dost bulduysan bırakma.

Para: amaç değil, araç.

Zaman: diye bir şey yok!

Erkekler: ying. kadın da yang çünkü..

Savaş: büyük balık, küçük balığı yer.. (jean-jacques rousseau)

Ağlamak: en beklenmedik olanı en güzeli!

Deniz: her sene kavuştuğumda evrene ve tanrıma şükrettiğim.

Ayna: her zaman gerçekleri söylemez. sen sufle verirsin!

Hayal: bir kelebek etkisiyle yönü değişebilen.

mim kime? Yazarı olduğum Şehrin En Hip Gezgini Mia-Posta'dan tanıdığım, taze blogger dilara ipek'e!

14 Temmuz 2010 Çarşamba

mimlerim benim


öncelikle beni rüyasında gördüğü için sevgili Ecce'yi öpüyorum:)) Hayrolsun, umarım iyi görmüştür diyip mim için teşekkür ederek, cevaplarımı sıralıyorumm!

1.En Çok Nerelerden Alışveriş Yaparsın?
zara, beymen, BSSD, www.net-a-porter.com ve www.theoutnet.com

2.Dolabındaki En İt Parça Hangisi?
miu miu camoscio tie-dye tote çantam.
hem kaliteli ve şık, hem de nispeten unique!
bordo-kırmızı renklerini ve her tarzla kombinlenebilmesini seviyorum.

3.Kaç Çift Ayakkabın Var?
çok değil, 55-60 çift belki..

4.Doğallık mı Kokoşluk mu?
doğal kokoşluk?!:))

5.En Çok Sevdiğin ve Beğendiğin Tasarımcı?
Maison Martin Margiela.

6.En Çok Kullandığın Aksesuar?
alyansım, saatim ve eşimin hediyesi kolyem.

7.Çantanda Bulunması Gereken 5 Şey?
ilaçlarım, mavala kirpik besleyicim, aynam, M.A.C. engraved siyah göz kalemim ve M.A.C. cremesheen creme de nude lipstick.

8.En Önemli Güzellik Önerilerin?
hijyen, özen, bakım.
bronz ten.
ışıldayan dişler.
Misk Nail&Spa'dan çıkmış eller:)
sağlıklı ve dengeli, kaliteli bir yaşam tarzı.
bol bol gülmek.
çok çok sevmek.
bol su.
bol aşk!

mim kime gitsin?
kombinleriyle kalbimizi çalan fashionnar'a!