13 Aralık 2009 Pazar

don't imitate, create!


lindsay lohan for muse magazine


kate moss & johnny depp by anne leibovitz (yıllaaaaar, yıllar önce)

kaynak: stylecaster

11 Aralık 2009 Cuma

noel baba, size baba diyebilir miyim?:))


bir 365 gün daha bitiyor.
tarih denen kavramı rakamlarla ölçüyoruz, ay nedir yıl nedir hiç bilmeyebilirdik de..
yani noel baba, şimdi de getirsen geri göndermem hediyeleri,
rahat ol:)

senden neler mi istiyorum?
selam verdin borçlu çıkacaksın, hazır mısın?

kendimle ve eşimle
pozitif enerji, umut, sağlık, huzur, bolluk, başarı, güç.
azim, yaratıcılık, bilgelik, ilham, tevazu ve sevgi.
hiçbir şeyi ertelemeyecek kadar heyecan ve huzur.
yanında rahat ve kendim gibi olabileceğim dostlar,
kendimi ifade edebilecek gibi bir hayat.
oturduğumuz evi satın alabilecek kadar kazanç.

geri dönüşümlü, telafili, yedekli hayatlar istiyorum!
elimdeki soyut-somut her şeyi değerlendirebilmek, dünyayı atıklamadan devam ettirmek, doğayı korumak, bir çocuk okutmak istiyorum. istediğim anda istediğim sergiye, festivale, filme, konsere, davete gidebileyim.

antakya savon otel ya da bir londra portobello market kaçamağı..
glocal olmak istiyorum.
bi de quintessentially üyesi olsam çok mutlu olurum!

hayatımı ve dünyayı güzelleştirmeye devam edebileceğim kadarını istiyorum..

ilaveten:

tüm bu minimal isteklere tezat olarak da:))

Marc Jacobs, Martin Margiela, Balenciaga, Kiki de Montparnesse, La Perla, Agent Provocateur, Burberry, Alexander Wang ve Chanel için özel davetiyeler, çekler, ayrıcalıklar, hediyeler!

Mandarin Oriental, Sanderson Hotel Gym, Elemis day-spa, Champneys..
Bunların hepsine üyelik!!
Eşime doğumgününde safkan İngiliz atı alabilecek kadar para!
hmm. başkaaa.. crillon ball'a katılmak!
başka ne istesem? bi tane aston martin ve bi tane subaru impreza!
evime gelen, bana özel bi pilates hocası!
buna bayılacaksın, uzaya gitmek istiyorum!

olsa hayır demem. istemem yan cebime:)
ona göre noel baba! bana bunlarla gel!
siu'm, beklettim ama değdi galiba, mim'ini severim. x!

şaka bir yana, noel baba sorduğuna, yeni yıl da geldiğine pişman olmasın!:)
herkesin bir yılı daha çok güzel geçsin!

7 Aralık 2009 Pazartesi

Mia-Posta'dan yeni bir ileti!


yeni yılda sevdiğin bir yerden sürpriz bir hediye almak istemez misin?

şehrin en hip gezgini Mia-Posta'daki üyelik profilini 9 Aralik geceyarısı balkabağına dönmeden güncelle o zaman:)

5 Aralık 2009 Cumartesi

yılbaşı ağacına adak astım!



sevimli amcamız alber elbaz, LANVIN'in 120. yılı şerefine Fransız La Poste için eğlenceli posta pulları tasarlamış!



sınırlı koleksiyonda; tüüüüm modaseverlerin 'ordaaa, bir yol var uzaaaktaa' dediğimiz butik Collette'te satılmak üzere defterler ve kalemler de var.

alın size yılbaşı hediyesi için bi fikir!
ayrıca, çapkın pul koleksiyonerlerine duyurulur:P
Önümüzdeki günlerde online olarak LANVIN'de.


kaynak

3 Aralık 2009 Perşembe

'illusion never changed into something real'



keşfettiğim web sitelerini, paylaşmak istediğim linkleri, blogları twitter 'ımda mini blog olarak yayınlasam da, bunu tüm butik okuyucu kitlem duymalı! çok eğlenceli!

Karl Lagerfeld bir gün Paris metrosunda dolaşırken onu bir uzaylı takip ediyor.
Adını taşıyan Karl istasyonunda ise bu uzaylı Karl'ı öpüyor. Meğer söz konusu uzaylı Karl'a uzun zamandır âşıkmış. Ve mutlu son! Karl, uzay mekiğine binerek başka bir gezegene doğru yola çıkıyor!

İtalyan moda tasarımcısı Alexsandro Palombo'nun 'Humor Chic', yani 'şık mizah' adını verdiği yeni blog'u sanatçının kaotik hayal gücünün eseri. Mizahın, gerçeğin sergilenmesindeki en eski yöntemlerden biri olduğunu savunan Palombo, illüstrasyonlarında magazin basınının en dikkat çeken isimlerini çiziyor. Dünyanın en başarılı şeflerinden biri Micheal Chow (bilmeyenler için, restoranının adı da Mr. Chow) Oprah Winfrey, Elsa Schiaparelli, hatta Emanuel Ungaro ile Lindsay Lohan ikilisi, bu isimlerden bazıları.

30 Kasım 2009 Pazartesi

a real goddess!



donna karan, kate moss, paris hilton, kevin costner, tülin şahin, ceyla aysal, elvan bilge, nil karaimbrahimgil gibi isimlerin ortak noktası; bee goddess tasarımları.

adını ve tılsımını anadolu'nun arı tanrıçası'ndan ve yunan mitolojisinden alan marka, en son mykonos luisa beach'te görücüye çıkmış, bizleri bir kez daha gururlandırmıştı.

'çok büyük' türk mücevher markalarının, bu tasarımları kutuları dahil, birebir taklit etmeleri kaçınılmaz oldu tabi ki.



markanın tasarımcısı ece şirin; bu sefer AÇEV yararına kolları sıvadı; keşke tasarımlar yerine vizyonlar taklit edilse!

en çok ses getiren artemis ve tanit motiflerine shakti de eklendi. satın alınan her shakti bileklik, bir anne okutacak. projenin sosyal sorumluluk değil bireysel bir sorumluluk olarak düşünüleceğini belirten ece şirin'i bir kez daha takdir ediyorum. hem tüketici, trend avı-avcısı, sosyolog etiketlerimle, hem de bir kadın olarak..

markaya bu adresten ulaşabilir, yeni yıla girerken dünyada bir fark da siz yaratabilirsiniz!

görsel

EDIT: yazımın mia-posta formatındaki versiyonu için tık!

25 Kasım 2009 Çarşamba

inspired by chloe!



sizi bilmem ama ben nedense bayramlarda küçük, şirin kız çocuğu gibi gezmek istiyorum. retro'm, bohem'im, romantik modum, vintage'ım depreşiyor:)) bir nevi oedipus kompleksi - pozitif anlamda algılayınız-

bu ciciler bende olsa hepsini çevire çevire giyerdim!

www

21 Kasım 2009 Cumartesi

Kurumsallaşma!


Jet-Set tatil adası Mykonos'un en popüler oteli olan, havalı müşteri kitlesini Ünlü Japon restoranı Nobu'yla birlikte kendine daha da bağlayan Belvedere, bir süredir renovasyonda. bu yıl tamamlanan renovasyon sürecine otel çalışanlarının üniformaları da dahil edilmiş. Üniformalar, Gucci ve Prada'nın erkek koleksiyonlarındaki izlerinden tanıyacağımız Neil Barrett'a emanet edilmiş. tasarımların sade ve maskülen tarzı, gerek konumu gerek sunduğu lüksle farkını ortaya koyan Belvedere'e artı bir değer katmış. Zaten bilindiği gibi otel, mimarisi yapısı ve çizgisiyle de adından sıkça söz ettiriyor.

tam da 'kurumsallaşma budur' dedirtir cinsten değil mi?

görsel: mensrag

santa klaus da sapıttı!



urban outfitters'ın exclusive koleksiyonu ve eğlenceli hikayeleri için tıklayın.

17 Kasım 2009 Salı

Şıklığın İpuçları Semineri ve Özlem Çakır





13. Cuma'lar için söylenenlere inanmayın!:)
13 Kasım Cuma günü, Türk moda sektörünün öncü markası Vakko'nun kuruluşu olan W Collection'ın hazırladığı "Şıklığın İpuçları" seminerinde katılımcıydım.
W Collection Genel Müdürü Gökay Erol'un konuşmasıyla başlayan organizasyon Özlem Çakır'ın sunumuyla devam etti. Seminerde erkek giyimindeki püf noktalarına değinildi, kurumsal giyim ve 'smart casual' dediğimiz giyim kuralları anlatıldı. Bunlar ten - renk uyumu, kıyafetin imaj üzerideki önemi, doğru kombinler ve doğru aksesuar kullanımı konuları ile desteklendi.



Özlem Çakır
, üniversite yıllarımdan beri çok beğendiğim ve ilgiyle izlediğim bir İmaj ve İletişim Danışmanı. Ayrıca o da benim gibi Amerikan Lisesi mezunu bir İzmir'li!

Bilmeyenlerimiz için, İmaj Danışmanlığı eğitimini New York Fashion Institude of Tecnology ve Atlanta’da London Image Institude’da tamamlamış.
Çakır kendi adını taşıyan şirketinde; kurumlara yönelik kişisel imaj, iletişim becerileri, sunum becerileri, medya iletişimi, serbest giyim, uluslararasi iş etiketi konularinda eğitim veriyor. Aynı zamanda, üst düzey yöneticilere ve politikacılara kişisel imaj danışmanlığı yapıyor.
Ve işin hihglight kısmı geliyor: Merkezi Washington’da olan Uluslararasi Imaj Danismanlari Dernegi’nin (A.I.C.I) Türkiye’den tek profesyonel üyesi.
Bitmedi, Mayis 2005’te P&G Beauty Ödül Töreni'nde 'Yılın En Başarılı Kişisel İmaj Danışmanı' ödülüne sektörün basın mensupları tarafından layık görüldü ve ödüllendirildi.

Haliyle, seminer ilgiyle izlendi, seminer öncesi kendisiyle tanışılıp kaynaşılarak blog adresimi de içeren kartvizit iletildi:) Özlem Hanım -şaşırmamak gerek ki- iletişimini ve imajını çok iyi yöneten biri olduğu kadar, çok da tatlı biri! Hatta yanına gidip hemen lafa girebildiğim için 2-3 cümlemden sonra 'Sen de mi Amerikan'lısın' dedi! Bu hem (s)empatik bir yaklaşım ve sıcak bir detay, hem de ne kadar iyi bir gözlemci olduğuna dakika bir gol bir kanıt! Kendisini sosyolog, kaliteli yaşam tarzı danışmanlığı deneyimim ve blogger kimliğimle dinlediğim kadar, İnsan Kaynakları ve İdari Kadro gözüyle de dinlediğimi iletince bana hemen okumam için kitap önerisinde bulunması sanırım günün en güzel olayıydı!:)



Bildiğiniz gibi, 2006’nın kasım ayından bu yana Dünya Grubu bünyesinde yayınlanan erkek lüks yaşam dergisi Gentleman, üçüncü yaşını kutladı. Gecede, Gentleman Dergisi ödülleri de sahiplerini buldu. Özlem hanım, katılmış olduğu bu geceye dair kritikleri ile söze başlayıp, centilmenliğin bir bütün olduğunun vurgusunu yaptı. Can Dündar'ın 'Giyim ya hakimiyet ya da teslimiyettir' cümlesiyle de bunu özetledi.
Yerine, zamanına, ortamına, okazyona, sosyal statüye, günün hangi saati olduğuna, giyilen kumaşın bile bir anlamı olduğuna; ayrıca cilt tonlaması, vücut orantısı, yaş, boy, kilo, yüz şekli gibi kilit noktalara tanım ve örneklendirmelerde bulundu.
İş yaşamında daha etkin, daha dinç ve dinamik, daha güçlü olmak adına çok önemli bir şeyin de giyim, beden dili ve genel imajımız olduğunu hatırlattı.



Bazı indirimlere veya modalara kapılma hatalarını artık erkeklerin de zaman zaman düştüğü malum. Olay sadece kilolu veya ince görünmekte değil..
Yanlış giyim, kişiyi hantal, bezgin, silik - fazla agresif, fazla soğuk - fazla sıcak, lüks düşkünü, özensiz, fazla ciddi - ciddiyetsiz gösterebiliyor. Bu noktada devreye girdiğini söyleyen uzman Özlem Hanım, her şeyden önce 'business' ve 'smart casual' ayrımının netleştirilmesini tavsiye ediyor.


Özlem Hanım, görsel örneklerle desteklediği konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün ne kadar iyi giyinen bir erkek olduğuna, gerçek bir centilmen olduğuna dikkat çekti.
(merhum) Ercan Arıklı ve Faruk Süren de her daim şık bulduğu diğer iki isim.
Mini defile ile hem W Collection ürünlerini daha yakından tanıma, hem de şıklığın ipuçlarını birebir kıyaslama şansımız oldu.

P.S: Aşkım, iyi ki yanımdaydın, seni seviyorum eşim.

görseller:egiad.org ve ozlemcakir.com