27 Eylül 2009 Pazar

zııııırrrrrrrr!!!!! trend alarmı!!!!!!

androjen görünüm bu senenin malumlarından. sıcak, cilveli, canlı kesim ve renklerden, boho-romantik esintilerden sonra minimalizm kimilerine uzak gelebilir. ben oldum olası sevmişimdir hugo boss, calvin klein, helmut lang tarzlarını.

global ekonomik kriz, gri ve siyahı gardroplarımızın baş tacı yapınca, ortaya çıkan görünüm gri, puslu, cool bir şehirli kadın oluyor. pusun makyajlarımıza yansıması, gözleri ön plana çıkarmayı hedefliyor. baksanıza, rengi açılmış kaşlarıyla adriana lima bile soğuk görünüyor. (tanıyamayanlar için, givenchy çekimindeki beyaz kadın adriana)

şekillendirilmemiş, boyanmamış, kontür verilmemiş, rengi açılmış kaşlarla (bleached eyebrows) dolaşma trendi buralara uğrar mı dersiniz?

aylardır kalınlaştırıp koyulaştırmak için uğraşıp durun, sonra ny moda haftasıdır şudur budur her yerde kaşsız modelleri görün, çıldırın! buyrun altta!


vogue cover lara stone


vogue cover - chanel




prada


givenchy


balenciaga

shoppingblog, prada, balenciaga

14 Eylül 2009 Pazartesi

zııııırrrrrrrr!!!!! trend alarmı!!!!!!


bir trend alarmı ile daha karşı karşıyayız sayın blogger'lar! yavaş yemek!
tık tık: http://slowfoodturkiye.blogspot.com/
tık tık: http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/

slow city trendi yayıladursun, siz gelin slow food akımına kapılın! tüm dünyanın ilgisini çeken slow food'un türkiye ağına takılın!

&life dergisindeki röportajla ve murat bozok'un muhteşem blogu ndaki okuyucu yorumlarıyla dikkatimi çeken defne, fast food'a karşılık slow food'u sunuyor.

kırmızıya karşı yeşili
kızarmış yiyeceklere karşı raw food'u
kırıntı'ya karşı saf restaurant'ı seçin.

9 Eylül 2009 Çarşamba

beymen'den tatlı bir sayfa



Neuhaus artık Beymen'lerden elini eteğini çekti. Ne severdik ceviz şeklinde, cevizli çikolatasını!

Ben Beymen Chocolate'ı da merak etmiyor değilim. Geçen seneki portakallı Beymen Chocolate'ı hiç beğenmemiştim, ama burdaki truffles göz kırpıyor resmen, bana mı öyle geliyor:)

5 Eylül 2009 Cumartesi

mango think up!


http://thinkup.mango.com/

bu sayfayı gezin!

ben sevdim, her gün bakılacaklar arasında yer alması zaman alabilir belki ama son 4-5 sezondur markanın PR çalışmalarına ne kadar ağırlık verdiğinin bir kanıtı olsa gerek.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

arzu nesnelerim!

sevgili siu wishlistimi merak etmiş, beni mimlemiş. kendisine teşekkürlerimi sunarken bir yandan da hayallerimi paylaşması için ricada bulunuyorum!!
hatta bu arzu nesnelerine secret yaptığımı da sizlere itiraf ediyorum ve listelemeye koyuluyorum!

1- bu yelek. her gün giysem bıkmam. benzerini buldum aldım ama aklım bunda, yemedim yani kendi kendime yaptığım kandırığı:)


day birger et mikkelsen metallic beaded vest.

2- bu tuxedo. başkasını istemem. oturup kendime bunu nasıl kesip biçip dikiceğimi düşünmedim değil!


paul&joe sleeveless tuxedo dress

3- bunlardan oluşan bir aksesuar lotu bu sezon benim olmalı!

1 tanecik şey seçip hakkımı kullanmak istemedim siu, cingözlük yaptım affet:s


linsa farrow luxe giles metal visor sunglasses

turban saç bantı

bu da bantın başka bir açıdan görünüşü

deri şal veya boyunluk

bu da başka bir renkte deri boyunluk

giles&brother stud embellished hoops

giles&brother wishbone necklace

4- bu çanta!


marc jacobs wrath studded leather bag

zımbalarla kafayı bozmuş gibi duruyorum ordan di mi? out olsun ben gene de tepe tepe kullanırım, bu grunge trendi hiiiiççç bitmesin!

listemi yaptım, evren de bana bir zahmet şunları ışınlayıversin!

mim'i kime mi yollasam? alaçatı sokaklarını arşınlayan, eylül çeşme'sinin tadını çıkaran moda cadısı 'na!

net-a-porter, etsy

23 Ağustos 2009 Pazar

mimi mimi bir mim gelmişti, blog'uma konmuştu!



Sevgili Z Fashion beni Kreativ Blogger ödülüne layık görmüş, çoooookkk teşekkür ediyorum!

Kendimle ilgili 7 ilginç şeyi ve 7 sevdiğim şeyi yazacağım.

ilham geldi, hemen yazmaya koyuldum:

Sed'le ilgili 7 ilginç şey;

1. psikoloji, sosyoloji, psikanaliz konularına ilgim, ve bilgim var. buraya kadar bir ilginçlik yok; ama ben her zaman herkesin bi excuse'u, bir nedeni olduğuna inanır, onu anlamaya çalışırım ve bana polyanna derler bazen. herkesin penceresinden bakmaya çalışırım, overdose empati benimki:)

2. mayonez, kola, patates kızartması falan artsın, ya kediye-köpeğe veririm ya da atarım. atmam gerektiğinde ve attığımda, çok üzülmem. ki zaten artmasın diye bilinçli tüketirim. ama; sağlıklı, organik bir şey varsa anında değerlendiririm, asla atmam. bezelye arttı mı, böreğe! böyle bi takıntım var. dünyada kaynaklar tükeniyor, ayrıca sağlıklı olan şeyi tüketmek daha mantıklı değil mi?

3. defalarca düşüp diz kapağımı çıkardım, ıyy, karda ve buzda asla yürüyemem. kar yağdığında okula ve işe gitmediğimi hatırlıyorum. kayıp düşme fobim var.

4. her gün ya dua ederim, ya da olumlama yaparım. birisi olumsuz cümle ya da kelime kullansın, anında dilimi ısırırım, bu da başka bir takıntım.

5. görsel zekam o kadar yüksektir ki, bir gördüğümü asla unutmam. birini yanımdaki unutsun, atlarım direk: aa bak hani geldi konuştuk, üstünde missoni kazak vardı, saçları karameldi, burnu kemerliydi falan diye. herkes çok dalga geçer!

6. yamaç paraşütünden de bungee jumping'ten de korkmam, hatta bungee jumping hayalimi gerçekleştirdim bile! hiperaktif olduğumu söylerler dememe gerek var mı? :)

7. uyandığımda asla uyku sersemi olmam, hemen ayılırım, her sorulana cevap verebilirim. eşim çok şaşırır.

Sed'in sevdiği 7 şey:

kendimi ve hayatımı, hayatımdakileri seviyorum..
ailem, dostlarım, eşim, keşif-tatil, minno (kedim) dergi ve blog'lar, kendi blogum, az uyku, heyecan, adrenalin, profilimde de yazdığım gibi: moda-tasarım-stil-kombinasyon, mekanlar-kaliteli yaşam tarzı danışmanlığı-hediye-alışveriş danışmanlığı.

stilcatcher ıtır 'cığı mimliyoruum :)

sally hansen yaz sonu yıpranan tırnaklara yardıma koştu!



kaşımı kirpiğim mavala ürünleri sayesinde insana benzese de ben koyu bir sally hansen'cıyım. opi'den bile daha kaliteli. sally hansen ürünleri sayesinde manikürü bıraktım, düşünün:)

19 Ağustos 2009 Çarşamba

dantelli, zımbalı, el emekli



hızlı modanın ekmeğine, sosyalleşme ağları, stil ikonları, hızlı tüketim, ulaşılabilir ürünler ve kriz resmen yağ sürdü.

sokak modası, sonraki aşama 2. el giyim, sonra da parçaları modifiye etme, kesip-biçme-kişiselleştirme derken yaratıcılıkta son nokta olan DIY (Do It Yourself) akımı patlak verdi! etsy ve türevleri de bu dönüşümü hızlandırdı tabi. çocukluğumda elime manikür makası alıp barbie'min elbiselerini ve saç modelini değiştirirdim, anlayın ne kadar DIY meraklısı olduğumu! kullanılan malzemenin kalitesi, dikiş ve duruş şekli eğer hazırdan bile güzelse, neden hazırını alayım dediğim çok olmuştur. artık, stil direktörümüz:) sayesinde dantelli ve zımbalı muhteşem bir boyun aksesuvarım var! elleriyle yapmış! hem dantel hem de zımbalarla hem vintage hem de güncel bir hava yakalanmış. aksesuarıma herkes bayıldı, en çok da ben!

stilpazarı adresinden, severek yaratıldığı her zerresinden belli bu cici ürünleri inceleyin, beğenin, takın! hatta siz de heves edin, deneyin!

edit: daha önce sabah gazetesi cumartesi ekindeki sayfasında, blog'tan alın haberi köşesinde bana, bloguma yer veren yaprak aras şahinbaş, bu sefer de hem beni hem de eda'yı, yani bu posta konu olan stilpazarı'nın sahibesini çok mutlu etti. bizimle ilgili haber için tıklayın: http://www.sabah.com.tr/Ekler/Cumartesi/YasamaDair/2009/08/22/son_dakika_son_dakika_son_dakika. eda, ellerine sağlık diyorum tekrar, bu postun yorum kısmında da yazdım, kalbimizin sesini dinledik ne iyi yaptık.

3 Ağustos 2009 Pazartesi

miassorize!!


miaposta adında çok cici bir siteyle tanıştım, yaklaşık 1 aydır takip ettiklerim arasında görmüşsünüzdür.. trend sosyolojisi, tüketim alışkanlıkları, yaşam tarzları, şehir hayatı her zaman ilgimi çeker, biliyorsunuz.

mia, kendini nasıl ifade etmiş bakın: "Mia bir şehir gezgini ve hayat deneyimcisi. Bu yaz hangi tasarımcının taçlarının moda olacağından, hangi Galata mekanında çakırkeyif olunacağına, en iyi yüz bakımını nerede yaptırabileceğinden hafta sonu kafa dinlemek için nereye kaçabileceğine kadar hayatı renklendirebilecek her türlü bilgi Mia’nın ilgi alanına giriyor."

ben de hemen bu sitenin hedef kitlesinden biri olmaya gönüllü oldum:)
şimdi vereceğim haberle siz de gönüllü olmak için can atacaksınız eminim!!


Accessorize’ın büyülü dünyası Miaposta’ya açılıyor

"Açıldığı günden bu yana binlerce üyesini tavsiyeleriyle buluşturan Miaposta, okuyucularına hediyeler dağıtmaya devam ediyor!

24 Temmuz - 24 Ağustos 2009 tarihleri arasında Miaposta’ya 15 yeni üye kazandıran 30 üyemiz, Accessorize’dan tam 50 YTL’lik hediye çeki kazanıyor.

Anasayfadaki ‘Miaposta’yı Tavsiye Et’ butonunun en hızlı kullanıcıları, 25. yaşını kutlayan Accessorize’ın onbinlerce çeşit içeren koleksiyonlarından hediyeler kazanma fırsatını yakalıyorlar."

detaylar ve daha fazlası http://www.mia-posta.com 'da, her gün tek doz, bağımlısı olucaksınız!!

23 Temmuz 2009 Perşembe

inat değil mi kardeşim!


Bir yıl boyunca her gün aynı elbiseyi giyecek

Sheena Matheiken geçtiğimiz mayıs ayında "The Uniform Project" isimli projesi kapsamında 365 gün boyunca aynı elbiseyi giymeye karar verdi.

New York’ta bir ajansta kreatif direktörlük yapan tasarımcı Sheena Matheiken, mayıs ayında başladığı “The Uniform Project” isimli projesiyle tüketim toplumunun özellikle kadınlar üzerinde uyguladığı “güzel ve farklı” olma baskısını protesto ediyor. Projenin içeriği ise gayet basit: Tüm yıl boyunca aynı elbiseyi giymek. Matheiken ayrıca projesiyle anavatanı Hindistan’daki fakir çocuklara eğitim imkanı sağlayan Akanksha Foundation isimli dernek için de yardım topluyor. İçinde dört mevsim geçireceği kıyafeti tasarımcı arkadaşı Eliza Starbuck ile birlikte hazırlayan Matheiken “Tasarım aşamasında elbisenin kullanılabilirliğini artırmaya odaklandık. Önden ve arkadan giyilebiliyor. En çok hoşuma giden şeyse cüzdan taşımayı sevmeyen biri olarak hayatımı kurtaran gizli cepleri. Ayrıca mevsim değişimlerine ayak uydurabilmem için kumaşın dayanıklı ve nefes alınabilen cinsten olmasına da dikkat ettik” diyor.

Yardımsever elbise

Matheiken’ın çıkış noktası ise kendi deyimiyle modanın “gelip geçici” tavrı. Günümüzde aynı elbiseyi üst üste giymenin bir moda hatası olarak nitelendirilmesine karşı çıkan genç tasarımcı Hindistan’da üniformanın zorunlu tutulduğu bir okulda okumuş. Okulda üniforma zorunluluğuna rağmen aksesuarlarla diğerlerinden farklı olmayı başarırmış. Matheiken, projesini okul günlerine dönüş olarak nitelendiriyor: “Okulun koyduğu kurallara karşı gelir ve kendi tarzımı yaratırdım. Şimdi aynısını moda dünyasıyla yapıyorum.”
Matheiken, bu projeyle Akanksha Derneği vasıtasıyla Hindistan’daki kız çocuklarının eğitimine katkıda bulunduğunu belirtiyor: “Hindistan benim anavatanım ve her çocuk benim kadar şanslı olmuyor. Özellikle de kızlar. Hükümet bir çocuğun eğitimi için ortalama 360 dolar ayırabiliyor ve bu para ancak 10’uncu sınıfa kadar idare ediyor. Onlara yardımım dokunacağı için çok heyecanlıyım. Projeme gelecek tüm bağışlar Bombay ve Pune’da açılacak yeni okullar için harcanacak. Her gün için bir dolar bağışlıyorum. Katkıda bulunmak için sitedeki bağış bölümüne tıklamanız yeterli.”

Milliyet /Cumartesi