10 Kasım 2009 Salı

trençkot sanatı



christopher bailey mi Burberry'i baştan çıkardı yoksa sokak trendleri mi, bilinmez, artık burberry'nin de streetstyle modunda muhteşem bir web sitesi var! artofthetrench.com.
sürekli güncellenen ve interaktif bir site olma özelliğiyle takdir kazanan sitede, sokak modasının kıdemli siteleri olan the sartorialist, garance dore ve face hunter 'dan da izler bulmak mümkün, hatta bu bir 'burberry ve sartorialist ortak projesi'.

eşimden bir alıntı: 'Tanrı insan olsaydı Burberry giyerdi!'
bu da benden: 'Burberry bir yaşam tarzı, Trenchcoat da bir sanattır.' öhöm. bence oldu:)
şaka bir yana, burberry ve sartorialist'in yarattıkları art of the trench, gerçekten eğlenceli ve ölümüne cool Burberry havasını bozmayan bir concept.

6 Kasım 2009 Cuma

Mimoloji:)


Mimoloji terimini, bana bu Mim'i yollayan Can'dan çalarak başlıyorum. başlıyorum da, 1. maddeyi de direk kopyalayabilirmişim aslında:))

en sevdiğim kokular:

1-Kendi kokum;
biliyorum çok narsist bi yaklaşım oldu bu, kendi kokuma bayılıyorum...

2-eşimin kokusu.

3-Annemin kokusu, babamın, kardeşimin kokusu

4-Lancome Hypnose Homme:)

5-Calvin Klein Euphoria Femme

6-Yağmur sonrası toprak kokusunu herkes yazmış, ama ben de yazıcam. o kokuyu duyunca şükrediyorum yaşadığıma, aldığım her nefese.

7-anneanne evi kokusu (var öle bişi, gerçekten!)

8-Eşimin sabah sabah benden gizli kalkıp gidip sürpriz yapmak için aldığı poğaça, ekmek ve gevreğin kokusu.

9-Havuz kokusu (klor kokusu değil ama, klorlu havuz kokusu:)

10- ruj kokusuuuu!!!

kokulu kokulu sizleri de öperek mim'i elmoş'a yolluyoruumm!!

3 Kasım 2009 Salı

outnet'ten bir güzellik daha:)



sanal alışverişin alıp başını gittiği şu günlerde, şüphesiz en sevilen sitelerin başında geliyor the outnet. kendini kısaca chic-onomic diye adlandıran, dünyanın her yerine gönderim gerçekleştiren, benim de severek alışveriş yaptığım site, takipçilerine yeni yıla girmeden bir hediye verdi bile!

ne mi oldu? boynuz kulağı geçti, www.net-a-porter.com 'un köklerinden doğan outnet, bence corso como işbirliği ile fark attı!

1 Kasım 2009 Pazar

Ünlülerin Takıları Burada! MissIst!!





geçenlerde yeni bir siteyle karşılaştım.
abartısız ve araklamasız görseller, gerçekçi yazı ve yorumlar.. www.unlulernegiyiyor.com ceren ve selin'in hazırladığı bu eğlenceli siteyi ziyaret ederken, sağ tarafta cicili bicili takıları gördüm. bir merak hemen cursor'ı MissIst Banner'ına doğru sürükledim:))
ve keşfettim ki bu kızlar, ünlülerin ne giydiklerini takip ederek; ünlülerin takılarından da tasarlıyor! Alışverişte aradığını bir türlü bulamayanlar, “Şık olsun, moda olsun, tek olsun, benim olsun, ama pahalı da olmasın” diyenler.. Benzerliklerden sıkılanlar.. Dünya modasını takip eden, ama onları Türkiye’de bulamayanlar.. Yıllarca bu dertlerden muzdarip olan iki genç kadın, yeni bir marka yarattı: Missİst.

ceren ve selin'i bir de kendilerinden dinleyelim:

Ünlülerin giydiği, taktığı her ne varsa, sizi anında haberdar edecek, onları moda çekimleri ile değil, sokak fotoğraflarıyla karşınıza çıkaracak. Her şeyden önemlisi, Missİst, onların üzerinde görüp, “Hemen, benim de olmalı” diye çıldırdığınız her akımın Türkiye’deki öncüsü olacak.
Kadınlar, Missİst’te alışveriş yaparken, “çok para harcama paranoyası” yaşamayacak, vicdan azabı çekmeyecek!




Missİst’in sunduğu deri wrap bileklikleri bu aralar, ABD’de Lindsay Lohan, Salma Hayek, Nicole Richie, Diane Kruger, Mena Suvari, Miley Cyrus, Kim Kardashian ve Gossip Girl’in ünlü oyuncusu Leighton Meester takıyor.

Şu anda kendi internet sitesinde satış yapan Missİst’in ürünlerini hemen görmek ve alışverişe başlamak istiyorsanız: www.missist.com. site de en az tasarımlar kadar eğlenceli, çünkü sempatik bi yazı dili ve her gün güncellenen bir içeriğe sahip. ayrıca telefonla sipariş verme gibi bir şansınız da var.

siu'cuğumun hatırlatmasıyla hemmen edit: markanın ürünlerini, www.markafoni.com adresinde de bulabilirsiniz, 3 - 6 Kasım Tarihlerinde. Markafoni davetiyesi isteyenler, fashionbysiu@gmail.com adresine e-posta yollasın. e-posta adresim adlı-soyadlı, yazmak istemedim buraya; hem siu'ya da teşekkür etmiş olurum:)

P.S. MissIst'in benim için çok önemli bir yönü daha var. kendilerine yazmış olduğum e-posta'dan alıntı:

ben: ''Ürünlerle ilgili de bir sorum var. Ben ince ipli bileklikleri N.Taşı aspendos'tan da alsam, dandik yerden de alsam hep başıma şu geliyor: iplerle kopçaların arasında metal bir parça var ya, ucunda halka olan, o parçanın içinden ipli bilekliğin ipi çıkıveriyor!! kalite konusunda nası bi güvenceniz var bilgi almam mümkün mü?''
MissIst: ''İpli bilekliklerle ilgili yaşadığın sorunu çok iyi anlıyoruz. Aynılarını biz de yaşadık, aslına bakarsan, Missİst’in çıkış noktası da bunun gibi müşterisel ve kadınsal durumlar oldu. Bunu bildiğimizden, özellikle ipli bilekliklerde bu konuya çok dikkat ediyoruz ve hepsini özellikle test ediyoruz. Ama elbette gözden kaçmış bir hata olması durumunda da, her zaman değiştirme veya iade hakkı var müşterilerimizin. Hiç endişen olmasın, biz müşteri tarafından gelen marka sahipleriyiz.''

harikalar, değil mi?:))

30 Ekim 2009 Cuma

ayşe'den de mim geldiiiii


photobucket by inhalethesaky

tatlı anne adayı, taptaze blogger ayşe'den bana güzel bir mim geldi. ama ben geç cevap verebildim. ayşe'ye kendimi affettirmek için uzun ve detaylı yazdım:))
gelelim cevaplara..

-Dolabını açtığında hangi renkler diğerlerinden daha fazla?
Siyah!

-Alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramasan olmaz?
topshop, mango, bershka, beymen, zara, accessorize, m.a.c., mudo.
istanbul'daki rutin olmazsa olmazlarım. izmir'de bir topshop ve m.a.c. olmadığından bu liste izmir'de aynı olamıyor..

-Kendini en rahat hissettiğin giyim tarzı?
koyu renk, bootcut ve düşük bel bir jean, biraz oversize ve mümkünse düşük omuz bir tunik veya t-shirt, topuklu kafes ankle boot, oversize clutch.

alın size hem spor-şık, hem de eklektik şekilde üzerinde değişiklikler yapabileceğiniz, kullanışlı bir kombin. ankle boot, ayaktaki ağırlığı sadece topukta toplamadığı, dengelediği için gün boyu rahat olucaktır. oversize t-shirt, hem bol hem de trendy ve uğraşılmamış bir şıklık görüntüsü kazandıracaktır. yemek yedik-amanın karnım çıktı derdi de yok:)

şakalı veya şapkasız, yelek var ya da yok, takılı ve takısız, taçlı, saç bantlı, fönlü, topuzlu.. her şekilde her yerde giyilebilir. istersem fiyonklarla, cameo'larla şirinleştirebilirim, istersem siyah ojeyle veya zımbalarla en sevdiğim trend olan glam-rock-seksenler havasına sokabilirim:) ayrıca, gündüz işe giderken de giyebilirim, haftasonu arkadaşlarımla kahve içerken de, alışverişe giderken de, eşimle dışarda buluşup akşam hiç eve uğramadan bir yerlere gidilecekse de:))

-Günlük makyajında kullandıkların?
siyah göz kalemi,
renkli nemlendirici veya bronz mineral allık,
kaş kalemi

-Kesinlikle seksi diyebileceğin şey?
gülmek
eyeliner ve mascara
bronz ve pürüzsüz bir ten (turuncu değil!)
bakımlı ama dağınık saç
LBD - küçük siyah elbise
büyük, kemik, siyah gözlükler

-Asla giymem dediğin bir kıyafet?
tulum.

-Fiyatları gereği erişilmesi zor yabancı markalardan en beğendiklerin?
marc jacobs, maison martin margiela, lanvin.

-En fazla yatırım yaptığın sektör (eğitim, kozmetik, giyim, teknoloji vs.)?
para harcamakla aynı anlamda kullandığımız bir yatırım ise bu bahsedilen, giyim.

-Kitap - film - spor.. hangisini diğerlerinden daha çok yapıyorsun?
eşimle dvd keyfine diğer iki kategori erişemez:)

ben bu mim'i kime mi yolluyorum.. blogunu yeni keşfettiğim, kombinlerini çok beğendiğim style by T'ye!:))

25 Ekim 2009 Pazar

mim gelmiş hoş gelmiş!


öncelikle bana canımcım diyen siu 'cuk,
mim için sana teşekkür etmeyi bir borç bilirim:))
işte cevaplar!

1. En çok sevdiğiniz 3 çiçek ismi?

1 gelin çiçeği:)
2 lisyantus
3 lilyum

2. Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz?

1 eşimle sonsuza dek aşık ve huzurlu kalmak, mutluluğun resmi gibi
2 kendime ve çevreme faydalı bir işkadını olmak
3 anadolu ve dünya turuna çıkmak

3. En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz 3 huyunuz?

sevdiklerim:
1 kişisel gelişime inanırım
2 içimde bir pollyanna var
3 inanırım ve başarırım

sevmediklerim:
1 huzurumu, ağız tadımı kaçıranlara zamanında kendimi ifade etmekte o kadar yoruldum ki, tiroid hastası oldum!!!!!! (artık iyiyim:)
2 hızlı düşünüyorum, konuşurken karşımdaki beni anlamıyor bazen
3 hayat felsefem bazen değişebiliyor. salak - evrimsiz - önyargılı - eğitimsiz - görgüsüz vs. insanların karmasına karışmamak, dünyanın ve evrenin bir dengesi olduğuna inanmak mı? yoksa mükemmeliyetçi seda mı, her yere ulaşıp, her insana, her şeye, her yere artı değer sağlamak mı?

4. Gıcık olduğunuz 3 hareket?

1 önyargı - indirgemecilik - etiketleme - hemen hüküm giydirme süreci
2 haksızlık
3 birbirini kurtlayan kadınlar

5. Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü, dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündügünüz olay?

bu listeye yakıştırmak, hayat çeteleme dahil etmek istemediğim bir soru.
ayağa kalkamam diye düşündürmedi beni hiçbir şey henüz, o nedenle cevapsız kalsın bu soru sonsuza dek:)

bunu hello kitty duygu 'ya yolluyorummmm:) hassas, canayakın, bakımlı, şirin ve zevkli bir blogger olarak neler yazacak acaba?:)

23 Ekim 2009 Cuma

hiiiiiiiiiçbirini beğenmedim!




hiiiiiiiiiçbiri güzel ya da eğlenceli gelmedi gözüme.
hele zebralı olanın siyah fermuarı, ne kadar kötü bir görüntü!
bana mı bir şeyler oluyor jimmy choo'ya mı?

12 Ekim 2009 Pazartesi

alexa chung!!



hiç bir şey yazmadan bile yayınlayabilirim aslında:)
sıradan bir şeyi bile eklektik parçalarla değiştiriyor, bir de kendine yakıştırıyor, zaten fizik yapısına uygun olanı bulup giyiyor.
çok sevdiğim bir şey daha: az makyajla güzel ve doğal görünebiliyor!
sanki, bu kızda gerçek bir sanatçı ruhu var..

www

3 Ekim 2009 Cumartesi

who what wear iphone application


satır aralarında duran, kör gözün parmağına sokmayan şeyleri bulmayı, görmeyi seven bendenizden inciler serisi devam ediyor:)

daha önce bu yazımda demiştim, net-a-porter'ı neden çok sevdiğimi.
who what wear da geri kalmamış, belki bundan, belki de moda şovlarında blogger'ların front row'a oturtulmasından esinlenmiş olmalı ki, o da trende ayak uydurmuş. moda ve lifestye, gene teknolojiyle kanka olmuş.
teknoloji ve modanın buluşması için tıklayın.

29 Eylül 2009 Salı

ı-ıh!



bak hiç sevmediğim şey:
fazla uyumlu olmak! annesi giydirmiş gibi, çok 'tied-up'!

bu kız hayatta indirimde mağazalara girmez, topağacı ve cihangir butiklerine prim vermez, arabasını kendisi kullanmaz, şöfore kullandırır, SIEC Cafe'den, Da Mario'dan çıkmaz, sushi sever ama Japon ve Çin mutfağını asla denemez. beyaz altın ya da rose altın takar, az takı takar, dekolte sevmez, beyaz ve bejdir her şeyi, düğünlere derneklere ille de LBD giyer ve gider, parfümü çiçeksidir, gece kulübünde dans etmez, tatillerde ailesiyledir.

uzun lafın kısası, bakın ralph lauren blue label 'cı ablalar abiler..
'evlenilecek kız' modundaki sade, spor-şık tarzını, sarışın - az makyajlı - iyi aile kızı tarzını, inci küpesi, kaşmir hırkaları eksik olmayan, asla french manikürsüz gezmeyen kız imajını sev-mi-yo-ruz.